Ne gece ama, bir yağmalama, sanki kıyamet var, bir hırpalama
Koşanlar gergin, yürüyen hissiz, ezan okunurken
Dur saçmalama
Küfürbaz insan, çok enteresan, aynı kader dertli, binlerce insan
Geldik durağa, durduk ayağa, otobüs çıkarma, girdik savaşa
sırada bekliyor, sabrım çekiliyor, durağa ekildik, millet deliriyor
Önümde bir kuyruk, kafasına buyruk, gecede ki kabus otobüs gitmiyor
Saat oldu sekiz, ne kadar bekleriz, birbiri ardına, geceler gidiyor
Gündüzün yorgunu, görmeden hatunu, güzel çocuğumu görmeden gidiyor
Üç kuruşa koyul, güneşin uyurken, bir hayat ki bekle, duraklarda uyu
bu şehir istanbul, gürültülü kambur, çile çekip delir
Yok başka yolu
Eziyete geldik, otobüse bindik, bir kalabalık ki, üst üstte bindik
Tamam mı tamam, hadi yola devam trafik sıkıştı
Yok bizi soran
Ey şehri İstanbul, güzel havan zehir
Seni ben bilirim, kalabalık bilir
Sabaha az kaldı, uyumadan kalktık
İş başı yataktan, çalışmaktan bıktık
Hadi ya sabır, içine bağır, emekli mi olucan
Gelecek asır
Gençliğinde çök, bir duvara dök, doğayı kirletme,
Kovasına dök
Yaşam bir kumar, insana kulvar, tariflere uygun
Eziyeti var
Temennim gitmek, şehri terk etmek, birkaç hayvan dostla, yaşayıp gitmek
Sokakta bela, camide sela, benlik değil artık, bitsin mesela
Ölmekte güzel, değişmek iyi, bunca yılı yaşadım insan ölmeli
Hadi ya ölsem, burdan çekilsem, kimin aklında kalır
Serveti gömsem
Huzur ölmekte, bu keşmekeşte, ölmek istiyorum artık
Bir son nefeste
Ey şehri İstanbul, güzel havan zehir
Seni ben bilirim, kalabalık bilir
Sabaha az kaldı, uyumadan kalktık
İş başı yataktan, çalışmaktan bıktık
Servet Balıbey
Kayıt Tarihi : 13.04.2026 14:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!