Gazze, taşın kalbe döndüğü yer,
kanın secdeye aktığı sabah.
Kurşun geçer bedenden
ama teslimiyet geçmez imandan.
Ateş yağar gökten,
yer “Hasbiyallah” diye inler.
Bir çocuk, enkaz altında
sabırdan bir tesbih çevirir.
Bilir Gazze:
Zulüm kalıcı değildir.
Çünkü gece uzunsa
seher yakındır.
Burada ölüm son değil,
perde değişir sadece.
Can gider,
emanet sahibine döner.
Ve her şehit,
toprağa düşen bir âyet olur;
okuyan anlar,
susana ağır gelir.
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 05:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gazze’de yaşlı bir adam vardı. Adını bilen çoktu ama hikâyesini bilen azdı. Her bombardımandan sonra aynı yere gider, yıkılmış evlerin arasına otururdu. Elinde silah yoktu, sloganı yoktu. Sadece bir seccadesi vardı; tozlu, yıpranmış ama tertemiz. Bir gün yanına küçük bir çocuk geldi. Yüzü kül rengiydi, sesi titriyordu. “Amca,” dedi, “neden kaçmıyorsun?” Yaşlı adam gözlerini göğe kaldırdı. Uçakların sesi, kalbin sesini bastırıyordu. “Evladım,” dedi, “kaçmak yer değiştirir, sabır ise hâl değiştirir.” Sonra çocuğu yanına oturttu. Seccadeyi yere serdi. Bombaların arasında namaza durdular. Çocuk ilk kez bu kadar korkusuzdu. Çünkü o an anladı: Korku bedenle ilgilidir, iman kalple. Namazdan sonra yaşlı adam konuştu: “Biz burada ölümü seçmedik. Ölüm bize seçildi. Ama teslimiyet bizim tercihimizdir.” O gece yaşlı adam şehit oldu. Seccadesi paramparça bir duvarın altında bulundu. Çocuk ise hayattaydı. Yıllar sonra büyüdü, Gazze’de insanlara sabrı anlattı. Ne nefretle konuştu ne intikamla. Hep aynı cümleyi söyledi: “Gazze’de öğrendim: Emanet can değil, imandır. Can gider, iman kalır.” Ve işte bu yüzden Gazze sadece bir şehir değildir. Gazze, sabırla yazılan bir duadır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!