GAZİ ŞİİRLERİ

GAZİ ŞİİRLERİ

Hüseyin Kılbaş

Müebbed Cezamsın

Seninle el ele olduğum zaman
Cennete döner kızgın çöllerim
Gözlerinle bana güldüğün zaman
Mehtapla buluşur gönül güllerim.

..

Devamını Oku
Resul Ekrem Güven

kılıcımla deldim

arzın katını

imanım siper oldu

geçtim şer denizini
..

Devamını Oku
Gönül Duranoğlu

Atam,Gazi Paşam
1977’den selam ederim, ellerinden öperim
Sual edersen memleketten
Biz ektiğin bereketli tohumlar
Çoğalmadayız bire bin vererekten
Varsa da ayrık otları içimizde
Can vermede devrimlerinin güçlü ellerinde
..

Devamını Oku
İrfan Çelik 1

Bozoklar kolundan,Kayı boyundan
Dünyaya geldi o Süleyman Şahdan
Türkistanda ki Moğol baskısından
Ahlata geldiler Orta Asyadan

Eksilmedi Moğolların baskısı
Vatan bulmak Süleymanın yazgısı
..

Devamını Oku
Yılmaz Aksoy

Taksi bekliyordu Antep yolunda
Ufacık bir evet‟ i
Tanımadığın insanlar
Ve gazi bir memleket içinde
Bulacaktın kendini
O kadar sıcak, o kadar samimi
Ufacık bir evet yapacaktı seni
..

Devamını Oku
Musa Sağdıç

Hey onbeşli onbeşli
Nereye gidiyorsun
Arkana bakmadan bağırıyorsun
Vatan! Vatan! Vatan!
Yok mu sizler gibi şanlı yatan

Ortalıkta kan,et ve kemik
..

Devamını Oku
Halil Kıvrık

Güven ve güvensizliğin arasındaki uçurum;
hak ve haksızlığın arasındaki farktır
dokulmazlık zırhına bürünmek.

Korkunun gölgelerinin eline yetki-cop-biber gazı ve silah vermişler
amaç güvensizliğin arasındaki uçurumun kapatılmamasıdır! !
Kavramsal boyutta..!
..

Devamını Oku
Taner Şahin

Kamyonlar gider gözlerimden
Bir kurşunda gece yarısı
Çekildi eller seven yürekler taşındı
Buralardan

Göç etti bu kalpden bir sevda masalı
Kamyonlara yükleyip gülleri
..

Devamını Oku
Serhat Debboğlu

Yeşil ovalı sıradağ kirpiklerinden
bir militan indi eteklerinden
Bir ümit şehit,Bir gelecek gazi,
Kır kalemini hakim
Terörün sırrı ben geldim.

Gözleri gözlerimde rehin
..

Devamını Oku
Zümrüt

Affetmeyeceksin biliyorum ama söylüyorum
Aldatmadım seni aldatmadım
Çünkü neden söylüyorum işte duysun kulakların
Ben seni çok seviyorum
I Iove you zümrüt
Affet beni zümrüt
Ben 6/B sınıfından onurum 23 ağustos ilk öğretim okulu
..

Devamını Oku
Muzaffer Yıldırım

biz halkız, halk
çekemeyiz iktidar nazı

içtiğimiz tazyikli su
yediğimiz biber gazı

direnmek, kazanmaktır
..

Devamını Oku
İrfan Çelik 1

Tarihe damga vurdu Çanakkale savaşı
Şehitlikle biçildi askerlerin kumaşı
Mecidiye Tabyası burdaki erlerimiz
Yüzbaşı Hilmi ile on sekiz arkadaşı

Kulak zarı patlatır topların gürültüsü
Gelen bir kahpe topla şehittir on altısı
..

Devamını Oku
Nail Yavuz

Gazi Kdınlar Sokağı

denize uzanan sokaktayım
bir akşam üstü…
benim akşamlarım burada olur
her grup vakti…
gün başka türlü batar
..

Devamını Oku
Berzan

Atmosferdeki CO2 miktarı artıyor,karalardaki ve denizlerdeki cıva miktarı tehlike sınırlarını aşmış,okyanuslar ısınmış,buzullar eriyor,deniz seviyeleri yükseliyor,gezegenin kıyı şeridinde yer alan bereketli ovalar deniz taşkınlarının tehdidi altında,eriyen buzullar tekrar donamıyor,milyarlarca yıl doğal süreçler sonucu elde edilen denge bozulmuş,48 enlemden güneye geçen buz dağlarının sayısı 50 sene önce sadece 600 iken bu gün 1000 civarına ulaşmış.

Antertikada Larsen-B bölgesi çökmüş,okyanus sıcaklığı ve kimyasal yapısı gulf-stream yönünü değiştirebilecek kadar değişmiş,beyaz ayılar ne yapacağını şaşırmış,Avrupa kendisini fark ettiği günden beri sahip olduğu yağışlı iklimi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya,toprak erozyon ile kayıp olmakta,ovalar yeterli yağmur alamamakta,bereketli topraklar cahil yerel yönetimlerin teşviki ile dünyanın her yerinde betonlaşmakta,kış sporları yapmak için Alplerde bile yeterli kar bulunmamakta,kayak merkezlerindeki turist bekleyen otel işletmeleri şaşkın,Orta Asya'nın ünlü iç denizi Aral Amu-Derya ve Suri-Derya nehir yataklarının değiştirilmesi sonucu bitkin düşmüş, göllerimiz kurumakta, sular çekilmekte, dağlardaki temiz su kaynakları birer birer yok olmakta, ovalarda kuraklık her geçen gün artmakta,çaresiz çifçiler yağmur duasına çıkmakta, yağmur yağmayacağını tahmin eden meteoroloji uzmanlarına dahi sanki yağmura onlar karar veriyorlarmış gibi kızmakta,yani kime kızacağını dahi bilememekte,kışlar eskisi gibi soğuk olmamakta,sonbahar geç ilkbahar erken gelmekte,kuşların göç yolları ve zamanları değişmekte,bir çok canlı bir daha geri gelmemek üzere yok olmakta,meyve ağaçları erken çiçek açmakta,çevremiz kendi yaşam sürecinde dahi farkına varabileceğimiz değişimler uğramakta,hastalıklar yayılmakta,denizlerdeki yaşamı tehdit eden yabancıl canlılar türemekte,amipler yok olmakta,yağmur ormanları çıkar sağlamak için tahrip edilmekte,orman yakınlarında kurdurulan yerleşim bölgeleri ormanları yok etmekte,siyaset bu yok oluşu teşvik etmekte,kömür yakan termik santrallerin bacalarından çıkan SO2 ve NO2 su buharı ile birleşmekte asit yağmurlarına dönüşmekte,havadan yağan bu zehire karşı yönetimler palyetif önlemler almakta,problemi çözücü uygulamaları yaşama geçirememekte,büyük sermaye kesimleri bu gidişi teşvik etmekte,iyi niyetli politikacıların ve sivil toplum örgütlerinin gelişmeler karşı yürüttükleri girişimler sonuçsuz kalmakta,açlık her geçen gün artmakta,dünya nüfusunun hemen hemen dörtte biri henüz elektriği tanımamakta,yeterli temiz su içememekte,kolera tifo gibi önlenebilir hastalıklar milyonlarca insanın ölümüne neden olabilmekte:

Bir buzul kütlesinin üstüne tünemiş ve ne yapacağını şaşırmış sevimli kutup ayısının çaresizliği insanlara sirayet edecek mi?

Ekonomik değer üretmeyi toplumların mutluluğu için tek seçenek olduğunu Dünya'ya dikte eden liberal ekonomilerin,gezegenin başına ne işler açtığı ortadadır.Beş milyar yaşındaki gezegenimiz,yaşanabilir olma özelliğini her geçen gün yitirmektedir.Son 30-40 senedir, büyük kentlerimiz cevresel ve sosyal kirlenme ile karşı karşıya bırakılmış, çağların değişimine tanıklık etmiş soylu İstanbul sonradan görme cahil bir kıro takımının işgaline uğramış,kanunlara saygılı devletine güvenen vatandaşlar için yaşanamaz bir kent haline dönüşmüştür.İstanbul'un kaderini Türkiye'nin de paylaşması uzak bir ihtimal değildir.Bu çarpık gelişmeler küreselleşme politikalarının ülkemize yansımasının sonuçlarıdır.Artık sade vatandaşların bu oyunu görme ve kendi çıkarları için tavır alma zamanı gelmiştir.Üretim ve tüketim çılgınlığına,gezegenimizin doğal kaynakları daha ne kadar dayanabilir? Bütün bu olgular Dünya'nın aklını kaçırdığı anlamına
..

Devamını Oku
Necati Akıncı

Vefalı Mavzerimi
Yastığımın altına Koy,
Olaki;
Dağ Başını Gene Duman Alır...

Kur'an'ımı Sar Bayrağıma
Baş Ucumda İsterim,
..

Devamını Oku
Mustafa Çelebi Çetinkaya

seni tanımadan yazdık çoğu zaman,
seni tadamadan ağzı yandı çoğunun,
kah bir Eylül sonu oldun
kah Cumartesi sabahı
Kimisi şiire kattı seni sualsiz.
kimisi kaşlarını çizdi seni görmeden!
Ve sen hep yanılttın bizleri
..

Devamını Oku
Ali Soyyiğit

Bir kız sevmiştim
Senin adında
Soyadında oturuyorduk
O zaman
Karşıyaka’da
Şimdiye kadar
Sana söylememiştim
..

Devamını Oku
Kazım Bükülmez

Eğer bu anket doğruysa,
Boşa çektiğimiz yazıklar.
İyice yağlasınlar bari,
Dışarı da kalmasın kazıklar.

Onlar alır beleş kontur,
Her şeyi kendine yontar.
..

Devamını Oku
Kurtcebe Noyan

İnsanlar var; Ege’de, Akdeniz’de;
Her gün bir başka çayda; bir başka partide,
Yine de mutsuzlar; her bir şişede, her bir kadehte.

Birileri altta; birileri üstte;
Lafa geldi mi sosyetenin dilinde;
Yer edinilir toplumda, işçiye biraz değinilince.
..

Devamını Oku
Metin Dalkürek

1299 -OSMAN GAZİM DEVLET'LÜM

Ertuğrul gazi babası
Birlik olmaktır çabası
Hayme Hatun can abası
Kundağa sarmaya geldi

..

Devamını Oku