- Ordusunun öncü birliklerine - Gidin ve bana Dünyadaki Cenneti bulun...
emrini veren tarihteki ünlü kimdi...?
1. Hannibal Barca
2. II. Attalos
3. Ertuğrul Gazi
4. Napolyon Bonapart
..
Büyük Türkçü Gaspıralı İsmail ile aynı tarihlerde dünyaya gelmiş ve aynı fikirleri bütün hayatı boyunca savunmuş bulunan, Muallim Abdullah Lütfü Hoca’nın doğumunun 152. Yıldönümünü anma vesilesiyle tarihe bir daha yolculuk ediyoruz.
1935 yılına kadar Kemaliye, 1935–1937 yılları arasında Arapkir, 1937–1954 tarihleri arasında ise Keban’a bağlı bulunan Ağın İlçesi, bugünkü sınırları ile 01.06.1954 tarih ve 6324 sayılı kanun ile ilçe ve 4 Mart 1954 gün ve 6324 sayılı kanunla ilçe statüsüne kavuşuyordu. Keban Barajı ile birlikte tarihi köprüsü ve verimli arazileri sular altında kalan Ağın İlçesi, 1974–2007 yılları arasında bu coğrafyanın dışarıya sürekli göç veren, ‘—hiç hak etmediği en mağdur İlçesi’ oluyordu.
Ağın ismi ile birlikte hiç kuşkusuz, ‘—eğitim’ akla gelecektir. Ağın’ı tarihe taşıyan ve dün ile bugün arasında köprüler kuran ‘—şahsiyetler’ akla gelecektir. Şu coğrafyada haklı olarak, ‘—bir bilgi tabanı yapan’ sağlam bir doku akla gelecektir.
Ağın ismi ile birlikte ilk hafızalarımıza, 4. Murat’ın Bağdat Seferi(1638) ve o seferle asırlarca halkımız arasında anılan. ‘—Bağdat Yolu’ geliyor. “-İptidâ Bağdat’a sefer olanda/Atladı hendeği geçti Genç Osman/Vuruldu sancaktar kaptı sancağı/İletti bedene dikti Genç Osman/Sultan Murat eydür gelsin göreyim/Nice kahramandır ben de bileyim/Vezirlik isterse üç tuğ vereyim/Kılıcından al kan saçtı Genç Osman! ” kahramanlık türküsü belki de bu seferde kendi evladını, ‘—Bağdat Kapısı’nda şehit veren Ağın’ı ve Ağınlıyı efsaneleştirir.
Ağın’ın bağrından çıkan edebiyatımızın, ‘—Destan Şairi’ Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu bu milletin tarihini duru Türkçemizle destanlaştıran bir şairimizdir. Harput Hükümdarı Belek Gazi ve Genç Osman Destanını O’nun kaleminden okuduk!
Evet, Abdullah Lütfü Hoca ise sadece döneminde yaşayan sade bir eğitimci olarak değil, ‘—bir efsane kişilik’ olarak anılıyor. 1950’li yıllarda dünyaya gelen Abdullah Lütfü; Abdülmecit (1839–1861) , Abdülaziz 1.(1861–1876) , Murat 5. (1876) , Abdulhamit 11. (1876–1909) , Mehmet V. Reşat (1909–1918) , Mehmet V1. Vahdettin (1918–1922) dönemlerini yaşıyordu.
Abdullah Lütfü dünyaya geldiğinde, 1850’li yıllarda, Osmanlı Devleti; İngiltere Krallığı, Fransa Cumhuriyeti, Rusya İmparatorluğu ile birlikte dünyanın dördüncü devleti arasında yer alıyordu. Büyük savaşlar yenilgiler koca imparatorluğu giderek içten içe de kemirecekti. 1900’lü yıllarda, büyük devletlerarasına; Almanya İmparatorluğu, A.B.D ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’da girecekti. 1914 yılında, 1.Cihan Harbine girildiği yıllarda, Osmanlı hala ‘--büyük devletler’ arasındadır.
..
İSTEDİĞİM BU DEĞİL
İstediğm bu değil
Bu vatan Bedevi’ye kurtulmadı.
Kimimiz şehit olduk,
Kimimiz Gazi
..
Emir Sultan'da gözü yaşlı azmı dualar ettim,
Boynu bükük ve kâlbi yaralı, Yıldırım'a gittim,
Genç Osman'ı görünce, kendimden geçtim,
Emir Sultan'da gözü yaşlı azmı dualar ettim.
Bursa Sokakları'nda dolaştım, onu aradım,
..
Gazi dayıda göçtü bu dünyadan
O saygılı görgülü bir insan
Çabuk ayrıldı aramızdan
Kimse şikayetçi olmazdı arapgazi dayıdan
ALLAH rahmet eylesin
Mekanını cennet eylesin
..
Vatan uğrunda, görev aşkına,
Namus yolunda, genç yaşında;
Şehitlik, gazilik de görev aşkına;
Demek olduğunu unutmayallm.
Gazi olmuş demek dile kolay,
..
Ulusal Önderimiz Mareşal Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'le
Silah arkadaşlarının
Samsuna çıkışlarının
96. Yılı olan
Atatürk'ü Anma
Gençlik ve Spor Bayramımız
..
XUZİ--27
Xuzi xuzi,hızar xuzi,
Çı car neba hevar gazi,
Bu her kesi, bı her dema,
..
Allah c.c. mekke nazarğahıdır,
S.A.V. Resulü ekrem medine karargâhıdır,
Anıl, onsekizbin alemde bir dünya,
Vuslat ile “Miraç” Muhammed Mustafa’ya.
Hz. Ebabekir Sıddık kahire hedefğahıdır,
..
Sayın işçi, köylü, esnaf, emekli, emekçi kardeşlerim, rte ve akp hükumeti faşist liberal kapitalist bir dikta yöneticileridir. Onların gözünde işçi köle, köylü cahil, esnaf çıkarcı/fırsatçı, emekli sabunluk, yani tüm emekçiler onlara bir şeyler verdikleri sürece var olan yaratıklardır. Yani sermayenin değirmenine su taşıdıkları sürece önüne atılan iki buğday tanesini yerken altından yumurtası çalınan tavuktur. Yalanlarla / dinle kandırılan balık, kasabının bıçağını yalayan koyun gibidirler.
Soma katliamında patronla tokalaşan rte işçiyi yumruklamıştır. Tekmeletmiş, hayalarına bastırmıştır. Polislerine yumruk tokat tekme dövdürmüştür. Tomalarla ıslatmış, biber gazı ile zehirlemiştir. Tutuklatıp içeri tıkarak ölüme terketmiştir. Kaçak ve çocuk işçiler görülmesin diye külle betonlaştırılarak üstü örtülmüştür. Üstüne üstlük yanlışları, ihmalleri gördüğü, bildiği halde vergi kaçırdığı anlaşılan şirket patronunu ve ocağı övgü yağmuruna tutmuşlardır. Ölümleri, 1800' lü yıllardakilerle karşılaştırarak olağan saymıştır. Bu şekilde tüm halkı aptal yerine koymuştur.gördünüz mü işçiye verilen değeri?
Böyle birine, birilerine, partiye daha da destek, oy veriyorsan eğer beteri olsun inşallah bile diyemiyorum. Yüreğim yanıyor. Aptalsın, balıksın, koyunsun, tavuksun diyemiyorum! Aslında görüntün öyle ama yüreğim yanıyor, diyemiyorum. Senin sınıfın işçi, köylü, emekçi sınıfı, bu sınıfın temsilcileri dururken inadına işçi, köylü, emekçi, yeşil/doğa düşmanlarına oy veriyorsan yuh sana, yazıklar olsun! ..
Bu kazaların önde gelen nedeni taşeron / alt işverenliktir. Yasasını hazırladılar, yakında meclisteki çoğunluklarına güvenerek yasasını çıkaracaklar taşeronluğun. O zaman gör artık ölümlerine ağlayacak bulunur mu? Taşeronluk, işçi emeğinin sömürülmesidir. İşçinin hakkının taşerona peşkeş çekilmesidir.
..
Medet güzel sevgili, sen her şeye kadirsin
Küllî perişan ahval, dermanı veren sensin
Ne İsa’ya Musa’ya, özlemim Mustafa’ya
Muhtacız ol Kemal’e, gönderecek tek sensin
Güzelim Anadolu’m parsel, parsel satılmış
Ekmeğine suyuna fitne fesat katılmış
..
Sarı sıcakların denizlerle, göllerle, nehirlerle buluştuğu ve nem oranının tavan yaptığı Haziran ayının başlarıydı. Mersin istikametine doğru sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuklarının ilerleyen dakikalarında hava sıcaklığının etkisiyle yolculuğun hayli çekilmez bir hal aldığının farkındaydılar. Anılarından birer demet sunuyorlardı birbirlerine, karanfiller, menekşeler, laleler ve güller gibi kokan dostluk ve arkadaşlık üzerine… Anlatılan her anıdan sonra sanki tek beyinden, tek kalpten yönetilircesine hareket eden bir eda ile…. O zamanki tutum ve davranışlarının dost ve arkadaş olanların tutum ve davranışlarından öte…. Arkadaşlıklarının tarifini yaparlarken “Kardaşlık gibi bir şeydi” diye ifade ediyorlardı duygu ve düşüncelerini… “Kardaşlık gibi bir şey…”
Tarsus’u geçip Mersin’e yaklaşırken öylesine yoğun bir duygu denizinde kulaç atarlarken, ara sıra tır şoförlerinin korna sesleri zonklatsa da kulaklarını radyodan peş peşe söylenen şarkıları ve türküleri sanki onlara eşlik etsinler diye özel olarak seçip çalıyordu sunucu(DJ) … Özlerini dağlarcasına… Onlarla çağlarcasına… Birlikte ağlarcasına… Özel olarak seçiliyordu şiirler, şarkılar, türküler sanki… N.Y.Gençosmanoğlu’nun bir şiirinin sözleriydi yankılanan, özel olarak onlar için… Mürsel, Kara Mürsel, Mürsel Karataş Mürsel, kardaş Mürsel, karındaş Mürsel… “Oğul-Karamürsel; Beydağınca Bey Oğul” Osman Öztunç’un sesinden Gazi Battal Ülkesinin Kara Yiğit Balası”…. Dağlanıyordu yürekler, mekanı cennet diyordu dilekler, bileniyordu bilekler… Peşinden; “Adıyaman’da üç can, Remzi, Tevfik, Mithat Can” ……., … Duygu denizi içerisindeydiler, can … can… “Remzi, Tevfik, Mithat Can” Sesler yankılanırken radyodan, hıçkırıklar arasında arabayı sağa çekmeye çalıştı şoförlükte usta olanı, taze yağdan kıl çekercesine… Onca tırlar arasından. Duygu denizinde girdaptaydılar, çıkmak istemezcesine… göz yaşları okyanusa kavuşma arzusuyla akıyordu siğim siğim… Akdeniz’e doğru… Gözyaşı çeşmesinin muslukları açılmıştı… Ar etmediler, ar etmediler ağladıkları için… Ar etmediler sevdikleri için… Ar etmediler harçlıklarını birlikte harcadıkları, yokluğu, açlığı ve tokluğu birlikte yaşadıkları için ar etmediler… Özden ve gözden ağladılar sevdikleri için, sevdiklerinin aşkına, sevdalarına… Gururu ve benliği bir yana koyarak yalın ve sade… Çünkü sevgileri, aşkları, sevdaları büyüktü onların gönlünde… Kendileri biliyordu bu yaşadıklarını, bileni yoktu başka “sır” gibi… Bir de anaları bilirdi o yağız delikanlıların anaları yaşasalardı, analık duygusuyla… Tuna boylarından, Tanrı Dağlarına… Kardaşlık gibi bir şey… O şey…
Veli BİLİCİ
..
Bir yer ki sessiz sedasız hem de istanbul
Ara arada bir mutlu şen bahtiyar insan bul
Rakı dolu bardakta balık gibi tüm insanlar insana kul
İşte sana madalyonun çift yüzüyle ağım ağım ağlayan bir İstanbul! ...
Bir yer daha var ki şen mutlu bahtiyar
..
GAZİ KÖŞKÜ
Gazi köşkü benusen
Niye ele gülisen
Diyarbakır bilir ki
Benim için ölisen
..
Durun
Delilenmeyin hemen
Gönderinceye
Yontmadık
Yerini mi bıraktınız
Her birinizden
Kendinizce liste
..
Beyaz bayrak beklerdi Fransız komutanı
Biz al bayrak çekerdik, kalenin burçlarına
Bir ramazan topuyla savaştık tam on bir ay
Tam techizat donanmış düzenli bir orduyla
Kenetlenmiş Anteplim can siper çarpışıyor
Girdiği her cephede yeni destan yazıyor
..
Atatürk dedim
Cin çarpmışa döndü
Ertuğrul Gazi dedim
Sağına soluna baktı
Ses nereden geldi diye
Dursun Fakıh dedim
Güneş doğmaz oldu
..
Bende gidiyorum askere
hakkını helal et anne
göremediklerime selem söyle
duaların benimle olsun anne
vatan borcu namus borcu
şerefin en güzel yolu
..
Gerçi domatesler hormonlu
Biberler GDO lu
Ekmekler boyalı ama;
Yine de sağlıklı besleniyoruz kardaş.
Yollarda egzos gazı
Arazide baca dumanı
..
__
__
__ kızım bana Ozan’ı gönder
__ peki, Sabri Bey, hemen gönderiyorum efendim!
Son günlerde işlerde ki aksaklık ve tahsilâtların yapılamaması ve bir de ekonomik kriz… Sabri Bey çareyi personel sayısını düşürmekte bulmuştu. Bir bacağı olmadığı için fazla verim alınmıyor düşüncesiyle aklına ilk gelen isimdi Ozan! Oysa tek bacağı ile bile bütün işlere koşuyor ne görev verilirse canla başla yerine getiriyordu. Patron seni çağırıyor dendiğinde avans talebinin onaylandığı sevinciyle koştu, usulca çaldı kapıyı;
__ beni istemişsiniz Sabri Bey!
__ otur Ozan, biliyorsun evladım son günlerde işler yolunda gitmiyor, firma olarak…
..



