1.
Gönül mülkünde sâbitiz, sükût-ı yâr fersâhtır,
Vefâ ehli olan dilde, vakar-ı aşk bir şâhtır.
2.
Gözüm yumdum cihânın varına, sâdece bir nûra,
Ki bu tek bir teveccüh, bin cihâna bedel-i câhtır.
3.
"Merhamet gālib-i aşktır" buyurdun ey meh-i tâbân,
Bu kavlin rûh-ı vakūra hem emândır hem penâhtır.
4.
Sanılmasın ki biz hâmûş iken bir acze düştük hiç,
Sükûtun içre gizlenmiş o deryâ, bahr-ı eyvâhtır.
5.
Ağyâr eylese arz-ı endâm, bu eşikten geçemez,
Gönül dergâh-ı İrem’dir, sâdece Leylâ’ya râhtır.
6.
Eğer rahmet ise maksûd, cemâlin aslı merhamet,
Bu rûh-ı bülend içre, aşk muazzam bir kibriyâhtır.
7.
Yeter bu perde-i hâmûş, kerem kıl merhamet göster,
Ki senden beklenen şefkat, bu kalbe nûr-ı ısbâhtır.
8.
Cesâret kıl muhabbetle, cemâlin fâş edip gel sen,
Sevildiğin bu iklimde, sükûtun özge bir âhtır.
9.
Vakarım dağ gibi dimdik, lâkin davetim bâkî,
Gönül kapım açık sâde, sana kuds-i bir gâh-tır.
10.
Hükm eyle bu son demde, sevdanı eyle aşikâr,
Ki âşınâ-yı aşk olan, bu yolda bî-günâhtır.
11.
Zemzeme, mühürle bu sözü, hâmûş kal da vakar ol,
Vefâda sâbit olan can, bizzat mülk-i dergâhtır.
Kayıt Tarihi : 27.12.2025 20:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!