Bu halimle ne edeyim
Başka nereye gideyim
Derdim kime söyleyeyim
Yetiş şeyhim Gavsı sani
Elim bom boş yüzüm kara
Yüreğimde dolu yara
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Tövbe
Günahkârım, sinsi ruhumda mücrimler yatar.
İnsanlığım, şerefim bir uçurumdan kayar.
Alır götürür tereddütlerim, ruhumu satar,
Satar da, gönlüm bir batıla inanmak ister.
Vakit geç değilmiş, bir Nasuh Tövbesine
Girmekmiş bir mürşidin, nazar gölgesine.
Setrolur, O rahmet gölgesinde iblisler bile,
Gelir, samimiyse, bir nazarda günahlar dize.
Itır koklanır, zemzem içilir, rahmet halkasında,
Misk-i amber kokar, ardında her saf duruşta.
Muammalar çözüldü, farkındayım mevhumun,
“Ya Rabbi, ben pişmanım! ” deyince anladım…
Yüreğinize sağlık...
Aynı babanın evlatlarıyız. bizler gavsi saninin sadık müritleriyiz. Allah bizleri onların himmetinden, resulullahın şefaatinden mahrum bırakmasın. baki selamlar...
Adnan Özkan(Yanık Sevdalar)
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta