kara trenler geçiyor
gönül garından,
ise boyuyor renkli düşleri,
kirletiyor tertemiz gülücükleri.
el sallamıyor yolcular,
namert sırtları cama dayalı,
suratlar kara boyalı.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Her trenin yolcusu aynı durağın yolcusu değildir. Belli ki o garın yolcusu yada müşterisi henüz gelmemiş. Belki bir gün gelir kazaran da olsa, belki evine gider belki de başka trene biner...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta