FUTBOL ŞİİRLERİ

FUTBOL ŞİİRLERİ

Ali Lidar

Maradona kilo aldığında acaip üzülmüştüm
94 dünya kupasıydı kokain ayağına futbolu bıraktırdıklarında
O zamana kadar bi dedem öldüğünde ağlamıştım
Bir de o gün ağladım Maradona’yla beraber
Sonra çok ağladım çook sayısını bile unuttum
Ama hala işler ne zaman kötü gitse ve ağlasam
Gözümün önüne Maradona’nın ağlayan yüzü gelir
..

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

O sabah erkenden kalkmıştı.saat daha yediyi biraz geçiyordu.Ve işe gitmeyecek olmasına rağmen neden bukadar erken kalktığını kendiside bilmiyordu.Birkaç gün ara verecekti işlere,kendine vakit ayırması gerekiyordu,Öyle ya herşey para kazanmak değildi,kazandığı parayı huzur içinde harcayamadıktan sonra para kazanmanın ne önemi vardıki.
Önce Erdalın kafesinde kahvaltı yapmayı düşünüyordu,hem Erdallada bayadır muhabbet etmemişlerdi.Ardından berbere gidip saçı sakalı biraz adama çevirmeli,sonra kafa dengi birini bulup ver elini kapalı çarşı.

Erdalın kafesine girdiği vakit her zamankinden farklı bir atmosferle karşılaştı,sabahın köründe kafe nerdeyse hınca hınç doluydu,bu durum Orhanı çok şaşırtmıştı,çünkü genelde pek kalabalık göremezdi burayı.Bulduğu boş masalardan birine oturacaktı ama bulamıyordu,birkaç dakika aval aval sağa sola bakındıktan sonra,daha evvel bir iki kez sohbet ettiği öğrencilerden birinin oturduğu dipteki masaya yanaştı.Sadece bir tane boş sandalye vardı,ve belkide birine ayrılmıştı,ama nasılsa biraz sonra kafe boşalacaktı ve bu yüzden çıkıp gitmek istemiyordu.Erdal sana yermi yok der gibi Orhana bakıyorduki Orhan masada oturan gençlere yaklaştı
--Oturabilirmiyim
Masada dört kişiydiler,ama cevap verme hakkını kendinde bulan uzun saçlı genç karşılık verdi
--Tabii abi nedemek,siz şu aşağıdaki boyacının sahibisiniz değilmi
..

Devamını Oku
İsmail Aydoğmuş

Koca bir ömrü
Yatak odasıyla
Sıkıştırılmış
Mutfak arasına
Ne suya dokunur ne sabuna.
Dolap beygiri gibi dolanır
Döner durur aynı minvalde
..

Devamını Oku
Gürkal Gençay

(Bizi şekillendiren ve tarz kazandıran, sevdiğimiz şeylerdir... ''Goethe'')




Anadolu’nun Sesi ismiyle yayın yapan bir radyo istasyonu var.
İdeolojik ve içerik olarak son derece anlamlı, son derece doğru bir çizgide yayın yapıyor bu radyo kanalı...
..

Devamını Oku
Hasan Ceylan

Yemek yapar mı çoçuk..
Bulaşık yıkar mı çoçuk..
Evi tertipler,düzenler mi çoçuk..
Evin gelirini-giderini karşılar mı çoçuk..
Geleceği adına yatırımda yapar mı çoçuk..
Tarlayı eker,sular,biçer,döğer üründe toplar mı çoçuk
Bilimler,bilgiler şırıngayla vurulur
..

Devamını Oku
Olgun Ekinci

İSA' ya

Hani ölümü inanılmaz gelen
Soğuk bir şaka gibi belleklere düşen
Ölümler vardır ya
İşte öyle gittin sevgili İsa

..

Devamını Oku
Mehmet Akif Tiryaki

Bir zafer kazanılmalıydı.
Bu zafere giden yolda gizlilik ve disiplin vardı.
28 Temmuz 1922 de Kuvvet Komutanları Akşehir’e
Futbol maçına davet edildi.
O zamanlar komuta merkezi Akşehir’di.
Büyük Komutan, Yüce Atatürk burada
Komutanların fikrini aldı,
..

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Elzevir baskısı kitap sayfaları arasında bit gibi uyudu
başka insanlar; aralarında
tartışıyorlardı bu yeni çıkmış kitapları
futbol tartışır gibi, bazı goller atar gibi.
Fakat o zaman çağıldamıştık şarkıyla ortasında ilkbaharın
And dağlarının taşlarını kendiyle sürükleyen ırmaklar boyunca
ve kucaklamıştık kadınlarımızı, yutmuştuk
..

Devamını Oku
Şahbettin Uluat

Ne spor var, ne de skor,
Hantallaşıp gidiyoruz.
Bu gidişle işimiz zor,
Çok da iyi biliyoruz.
*
Akmayız ve damlamayız.
Kültür fizik anlamayız.
..

Devamını Oku
Akın Akça

Sakin o sepet ayna okyanustan geçen top meşin, neden koştu;
Geçmişken “kor’undan envai sepken fırtına”dan yolculuğun –
Ulaşıldığında düzlüğe o selamet, kalmamışken fırtınadan eser?
Top koşabilir mi, futbolcular dürtmedikçe onu veya rüzgara mı sordu
Rüyası ricası koşturması’nı onu; amacı neydi o yolculuğun,
Düşecek ise adadan kaçılan el yapımı saldan, Tom o iletilecek teğet?
Koşturdu kim, kim düşürdü Wilson’u, bu sanki Helen’e benzer.
..

Devamını Oku
Gülhan Özkara

Türk seyircisinin çok sevdiği
Kemal S...l falan, ilelahir...
Nerden çıktı bu şimdi
Ben niye seveceğim Kemal S...l'ı
Toplumu piçleştiren
Adab usul ve erkânı
Yok eden
..

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

BU REZİLLİKLERİ GAZETELER YAZMIYOR..

Mehmet Ali Çelebi 23 Temmuz 1984’te doğdu. Baba Muharrem Çelebi banka veznedarı. Anne Rukiye Çelebi gardiyan.

Annesi Amasya Cezaevi'nde görevliydi ve oğlunu bırakacak kimsesi olmadığı için onu her gün hapishaneye götürdü. Mehmet Ali Çelebi cezaevinin maskotu oldu, gardiyanlar ve mahkumlar tarafından büyütüldü. Cezaevi ile, koğuşlar ile tanışması yeni değildi yani.
1990 yılında Amasya Atatürk İlkokulu'nda öğrenime başladı. Okulu birincilikle bitirdi. 1995-1999 yıllarında sınavla kazandığı Amasya Anadolu Lisesi ortaokul bölümünü de birincilikle bitirdi.
Tüm diğer sınavları da kazanmasına rağmen, ağabeyi Volkan'ın Askeri Lise'de okumasının etkisiyle 1999 yılında kendi isteğiyle Maltepe Askeri Lisesi'ni seçti. (Ağabeyi 2001 yılında felsefeye yönelik aşırı ilgisi nedeniyle Hava Harp Okulu'ndan kendi isteğiyle ayrıldı.)
..

Devamını Oku
Necdet Uçan

Yeniden Çapa

öğrenciliğimin okulumun
gençliğimin semti
oluyor otuz yıl kadar
bu kez hasta olarak gittiğim

..

Devamını Oku
Yüksel Nimet Apel

Maviye noldu
noldu Timuçine
imkânsız aşk düştü güne

unutulmaz Sanki yalan rüzgârı
ya bir de olmasa ya o güzelim müziği

..

Devamını Oku
Harun Tolga Peker

Bazen insanlara hiçbir anlam veremezsin,
Hiçbir renge uygun göremezsin.
Sende yoksundur aslında,
Neden bu hayatta olduğuna da anlam veremezsin,
Bir gün bir kadın gelir,
Sana bir renk verir adın kırmızı olur,
Gülüşlerin on iki yapraklı papatyadır,
..

Devamını Oku
Hüseyin Demircan

at füzeyi teke koçun
toptan öldü hepsi leşti
tükenip yuvarlak acun
dümdüz oldu tepsileşti

ayran eski bir anımız
tutuşup yanar kanımız
..

Devamını Oku
İsa Yazıcı

Milet felsefe okulunun
İlinilik filozofu
Olunulan Thales,
M.Ö. 6.yy'da
Yerilinyüzünülü ve gökyüzülündeki
Tüm varılınlıkların
Sudan türenilediğini
..

Devamını Oku
Halis Karadeniz

Bu takımın içinde boldu bizim uşaklar,
Fırtınaydı adımız, bilir eski kuşaklar.
Ne oldu bize böyle? Şahlanmayı unuttuk,
Hakemler baş belamız, kinimizi hep yuttuk.

Doksan maçta evinde, yenilmeyen takımdık,
Seksen dörtten bu yana, yenilgiden yakındık.
..

Devamını Oku
Gürkal Gençay

KESK; taşımacılar, maliyeciler ve sağlıkçılar gibi kendine bağlı tüm sendikaların genel merkezlerine bildiri göndererek 24–28 Aralık tarihlerinde yapılması kararlaştırılan 'Demokrasi Yürüyüşü”nün Abdullah Öcalan'ın ülke gündemindeki sıcak yeri dolayısı ile uygulanabilirliği yönünde yeni bir görüş talep etmiştir.
Aslına bakılırsa (ki ben böyle okudum bu tavrı) KESK bu bildiriyi kendine bağlı sendikalara deklare ederek eylemin yapılmaması cihetinde bir mesajı üzeri örtülü olarak vermiştir. Ve:
— “Demokratik teamüller gereği, biz sendika genel merkezlerine konuyu taşıdık ve görüş istedik. Bize ulaşan ortak görüş ve sonuç itibarı ile de yürüyüşün iptal edilmesi kararını verdik...'' sığınmacılığı ile topu sendikaların genel merkezlerine atmıştır.

Sendikaların genel merkezleri ise şubelerine, “içinde bulunduğumuz gergin süreçte söz konusu Ankara yürüyüşünün provokasyona uğratılabilme ihtimalinin yüksek olduğu'' öngörüsünü içeren bildirileri tebliğ etmişlerdir. Yani, onlar da topu şubelere atmışlardır.
Ben de bir sendika şube yöneticisi olarak diyorum ki:
Daha önce yapılan ve bundan sonra yapılacak tüm sendikal eylemler de provokasyonlara açıktı ve açık olacaklardır.
..

Devamını Oku
Akın Akça

Mika Hakinen Yoha Kankunen
ne biçim isimlendirmeler.
Her şey bu kadar simetrik
ve birbirinin aynı olduğunda;
neden Noel Baba St. Claus'tur
karda kışta buzda fiyortlarda, anlaşılıyor;
neden önem verirler kişisel haklara,
..

Devamını Oku