yıllar geçti
karşılaştık sonunda
görmezden geldin
değişmemişsin diyemem
ama yine güzeldin
geçtik ikimiz de bakışmadan
eski aşklar ağdalı kor lâvlar gibi
çok içlerde bir yerde en derinlerde
küllenmiş soğuk abes ne iz ne bir ses
hiç beklenmedik anda birden gürler de
yanan dağlar olurlar kesilir nefes
olmasa da eski sıcaklıkları
yakıp kavuran
ve duyulmasa sesleri solukları
yine de her gece
her gece
odamın ıssız karanlığında
dildim de dilimi hep dilim dilim
bir gün de düşmedi elden mendilim
ipeksi meltemde söndü kandilim!
kavun verdi felek benimki kelek
akıntıya çıktım küreğim ilim
en güzeli çocukluk
yaşam renkli.. rahat
giderek kısalan pantolon
küçülen ceket
gün gün değişen beden
atomdan galaksiye
ne varsa bildiğimiz
ve özünde madde diye isimlendirdiğimiz
her nesnenin değişmeyen hasleti
kesilmeyen
tükenmeyen
eylül yağmurunda yürüyorum
hafif hafif ıslanacağım
olsun
eski sağlam çelik bir bıçak gibi
paslanacağım
zifir karanlık.. kaos.. her yer batak.. geçilmez..
demokrasi özürlü.. hukuk yanlı.. halk sefil..
umalım haziranda uyanır pek çok gafil
devrim olur sandıkta.. çıplak kral seçilmez!
“dhkpc” sinden “pkk”.. kinci dinci..
kağıttan kartlardan
küreden
telveden
geleceği gözleyip anlam çıkarmak
taşta baklada
mesajlarla tanışmıştık telefonla konuştuk
şiirlerle bezeyerek büyüttük bir sevdayı
sarhoş gibi geçip gitti hayatın bir kaç ayı
tanışmadan buluşmadan öpüşmeden alıştık
bir felis angoriencis oluştu sözlerimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!