Bir fotoğraf koyuyorum masanın üstüne
Kırık dökük bir masa, yaylı bacaklı
Anne, baba ve çocuklardan oluşan bir topluluk
Eski bir fotoğraf bu.
Dallarından ha düştü ha düşecek sonbaharın
Reşat Nuri’den bir roman
Yılmaz Güney’den bir film
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta