beni çeken bir şey var sanki bulanıklıkta
çamura düşkün olmak
betona mesafeli
ağzında ezmek tadını
dişlerine sıvamak
yalanmak peltenin en ucunda
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Kara trenlerin bekleme salonlarında görülmüştü en son olarak bu kadar ter û telaş içinde alacakaranlık..Bir de doğacak bebekler rahimde duymuştu bu heyecanın alacasını...
Alacakaranlık, şafak türkülerinin ilk dizelerinin yüreğe damladığı mekanlardır diye biliriz ayrıca..
bir soru işareti bırakır okuyanda uluç şiiri. bir arı vızılltıyla uçuverir bilincinden gökyüzünün. mavi masmavidir onun dizelerinde ölüm bile.
kimi çöl olur da bir vahayı özler anne yüreğiyle
kimi kalabalık meydanlarda bir yürek atışıdır umuda doğru.
ben onların yalancısıyım ya en çokta aşktır derler sonsuz ve kül elenmemiş...
sevgimle...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta