gün ışığı meşe ağacında titrer,
küçük kız yalınayak oturuyor,
merdivenlerin yumuşak eski ahşabına hafifçe yeşerir.
mavi bir cam kaseden süt içiyor,
çimenlerin üzerinde dans eden gölgeleri izliyor,
yıldızların isimlerini fısıldıyor.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




ne mümkün o küçük kızın iç dünyasını anlamak?
geçmişe doğru yolculuklardan anlık bir enstantane olmalı.
bu labirent yolculukların muhteviyatını da okumaya ihtiyaç var.
önerim kalsın...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta