Firavunların Kayıp Sarayları

Mesut Yüksel
178

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Firavunların Kayıp Sarayları


Gün, Keops’un kucağında doğurur kendini;
güneş, Tutankhamun’un maskesinde altın sarısı ışıldar.

Sfenks, asırların tozunu yutmuş, dilsiz bir nöbetçi;
Nil’in nabzında vuruşur
kumun ve kemiğin unutulmuş dili.

Hiyeroglifler,
taşa kazınmış sessiz çığlıklar;
zamanın gövdesinden uzanır
bize o yorgun, granit eller.

Tanrı-krallar,
ölümün soğuk aynasından fısıldar:
“Biz ki göğü yere, yeri göğe mühürledik…”

Kahire akşamları artık bir ağıt kuyusu;
rüzgâr, kurumuş bir yara gibi taşır
köle sırtında şaklayan o uğursuz yankıyı.

Burada tarih,
mermere hapsedilmiş bir mağlubiyettir aslında;
ve medeniyet, en derin çentiğini
insanın en karanlık yanına atar.

Ve zihinleri deşen o çıplak soru
sonsuzluğun kapısını zorlar:
Ölümün soğuk sarayları için
milyonların terini harca dönüştürüp
gök kubbeyi yırtan o devasa mezarları dikenler…

Sahi, nerede yaşadılar?
Göklerin bile bakıp göremediği,
Nil’in çamurunda eriyip gitmiş,
kerpiçten bir rüya, gölgeyle örülmüş…

Zamanın midesinde öğütülen o kayıp saraylar;
ihtişamın sönük külleri,
ölüme boyun eğen…
ve şimdi sonsuzluğun sessizliğinde
parıldayan geçici tahtlar.

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 30.12.2025 14:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mesut Yüksel
    Mesut Yüksel

    Eyvallah üstad, yorum için teşekkürler.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)