Başa düşen gül firkat ettirir de
Ol gülizar bize cehennem getirir
Ne hoş sada kaldı ne bir avaz
Bu meczup fikr bize ölüm getirir.
Rab bülbülünü küle çevirir de
Bir feriştenin ince çizgilerinde yummaktayım gözlerimi
Vakitlerden bir kuşluk vaktidir
Merhametli kuşun merhamet etmediği bir vakit
Vakitlerden çolak vaktidir
Bulvarımın beyhude bakışlarınca yürümekteyim
Sakat bir bacak
Ömrüm üç beş ezan daha duymaya yetmeyecek
Bu kirli yorgunluğum musallada nihayete erecek
Artık ne Yahya'dan ne Fuzuli'den ne de Sezai'den haber gelecek
Çöllendim hiçbir su çatlağımı gidermeyecek
Kafamın içinde cam batıkları var
Üstümde yalnızlığımdan öte kent yok
Yeşermekten nasipsizdir, kuru ot kalır el aman
Aman dinlemez bu ses, öyle itcildir öyle yaman.
Sisli , yorgun, sokaklı ve yaşlıysam
Evlerin ardına gizlenmiş evler, örtülü pencereler gördüysem
Derisi yüzülmüş sesler, mihraplı şarkılar duyduysam
A canım bilesin ki sendendir.
Nerdesin kirvem!
Ölümcül darbeyi vurmuşlar boynuma
Şubatın zemherinde ölü fiyatına satmışlar beni
Ölü bir mevsimde ölüm döşeğine yatırdılar beni
Umdum ki
O bir kına çiçeğidir kirvem
Ağlamak, bir köpek gibi vicdan duvarında
Bir gönül, biz özlem kırığı sol yanımda
İşte ağbiler, kardaşlar, yoldaşlar
Tükenmişlik kırık uçlu bir sözle başlar
İçimdeki bu boşluk
Bir başınalığın köpekleştiği bu saatler
Tanrının gazabına uğradığım kış gecesi
Bir soğuk bir soğuk bir soğuk
Bu geriye bıraktığın yalnız rüzgârdır
Sen yok sesin yok
Bir ceza-i vakadır seni özlemek
Yaraya tuz basmaktır seni beklemek
Bir hüznün gazelidir seni söylemek
Yahut acı bir bestedir seni dinlemek
Derim ki
Bir kahrın tanıklığıdır seni sevmek
Gök marazlandı sevgili
Kuşlar telaşlıdır
Ürkütme tanrıları
Yüzünü öpen çiğdemlerin hatırına gitme, kal.




-
Köşedeki Adam
Tüm Yorumlardaha fazla şiir istiyoruz hocam <3