Aşkın sancağında Muhammed nurla parlar,
İman yürekte çiçek, gönülde bahardır
Sabah ezanıyla uyanır namazın gülü,
Raiyası rahmettir, susar o anda küfrün lanetli dili.
Sema dile gelir gecede, aşkı fısıldar göğe,
Kâinat secde eder nurla yoğrulmuş bir döngüye.
Kul arar sonsuzu dışta, oysa içindedir o azimli sır,
Her nefeste Hak’ka yol var, her kalpte bir aşk var
Kanatsada bu sevda gidişinin acıması ile gözyaşımlarımı bilirim ben.
Son vapurdu bu kaçan bir daha dönmez.
Birdaha uğramam bu duraklara.
Ah bu saydığım sevgi açıklarını ayaklarım daha götürmez oldu.
Yastığımın altında hayallerim son düşlerim.
Hatalar (lavinia)
Kıvrımlı bir gün seni hatrımda bıraktı.
Hava Puslu
İlkel bir ateş var yüreğimde yanıyor yandıkça.
Yıkıldı gökyüzü mavisiyle birleşti acı.
Hayallerde
Acılara gönül bağrındayken gitmek gerek bazen
Bir çiçeğin uğruna gider ömür anlatamazsın yazıkda olur karlı Ankara cabası
Bağımsız bir yaprak düşün öyleyse sevgili uçar anlamsızca
Tefekkürle açılır kalpte iman aydınlıgin kapısı,
Elbet Nur olacaktir, Muhammedî bir sevdanın ışıltısı.
İslam gibi hakikate sırra erişen her nefes,
Edeple yükselir, gayesi en büyük aşk, hayalinde ise şimdiden bakiye tebdil eder hayat Bismillah
Belirsiz
Rabbine şükür eden yürekler görüyorum hemen yanıbaşımda bu çelik çağında azalıyor belliki imanlarımız
Hele Birde
Bekliyorum inanıyorum halen hükmedemeyeceğim denizlerini
Gözlerinden uzakta belki yaşıyorum belki ondandır ki kalbime misafir almayışlarım
Kimse yok burada kimseye huzur kalmayana dek tümden tüketmişim perçem perçem olan hayallerimi..
Ne güç kaldı ne bela geçiyor ömür akrep yeterli giderek yelkovanı izleyerek.
Yaşımdan ileriyi hissederek biraz hayalle tabloda hedef kap kaşık aile sofrası gürültüsü.
Geceleri çok kuşandık acıyla etiyle kemiğiyle..
Sevda bürüdü yalnızlığı içinde evrenin bagnazlaşan sesleri.
Er meydanı aşktı nihayet bu son durak! Kocaman yakınlaşarak yağmuru sevdim ben misal.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!