Burası Filistin... ölüm vadisi,
Burda insanların duyulmaz sesi...
Bir zaman dünyaya barış dağıtan,
Şimdi adım adım kan kokuyor,kan.
Çocuklar savaşı bir oyun sanar,
Büyükler sessizce yürekten yanar.
Burada vahşiler insan kesiyor,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güzel ,anlamlı, duyarlı şiirinizi duygulanarak okudum...Allah bize artık böyle şiirler yazdırmasın...Zulümler, işkenceler, gözyaşları, üzüntüler bitsin artık...Yeter !
Sevgiyle kalın Değerli Kardeşim.
Ne yazmışsanız doğru ne diyeceğimi inanın bilemiyorum.
Utansam mı?
Yerin dibine girsem mi?
Alıp elime en güçlü silahı bunlara sebep olanları gebertsem mi?
Sebep olanların Allah binbir türlü belasını versin..
Yedi kat cehennemin dibinde yansınlar.Aminnnnnn
Duyarlı yüreği kutluyorum öncelikle.İnanın o kara kara gözlü çocukların korku ile bakışmaları yüreğimde öylesine derin yaralar açıyor ki anlatmam güç.Allahın kitabında lanetlediği bu israiloğullarını ne zaman kahhar ismiyle kahredeceğini öyle bekliyorum ki.söylenecek çok.Ben kaleminizi ve kelamınızı kutluyoru.Tam puan ve de saygılar sunuyorum...............halilşakir
zulmü yaşayan bir kardeşimizin duyarlı yüreğinden süzülmüş mısralar.derinden ve samimice bir paylaşım olmuş.sairin yüreğine sağlık
FİLİSTİN KONUSUNU İŞLEDİĞİNİZ İÇİN AGDAMİ KARDEŞ SEVİNDİ... DÜŞÜNCELERİMİZ SİZİNLE ÖRTÜŞTÜ.. YÜREĞİNE SAĞLIK.. YAŞAMA SEVİNCİN EKSİLMESİN... İNŞALLAH MAZLUMLARIN AHI YERDE KALMAZ ALLAH..FİLİSTİN'DE, AZERBAYCAN'DA BOSNA'DA, IRAK'TA .... BU KATLİAMLARA ÇANAK TUTANLAR BİR GÜN BELALARINI BULACAKLARDIR.... ALLAH ÖMÜR VERİRSE BİZDE GÖRÜRÜZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM.. SELAM VE SEVGİLERİMLE.... AHMET BERAT ÜNAL
Filistindeki feryatlara şair üreğinden haykıran bir feryat garışmış ki duyanların üreği titriğir..
Kalemine kuvvet gardaşım mualesef Filistin trajedisine seyirci olanların aralarında müslümanlarda var..
Şiir için kutlarım tebrikler...Allaha emanet ol..yunus karaçöp
duyarlı yüreğini kutluyorum afiq kardeş.selam ve dua ile.
Üzül ama isyan etme değerli kardeşim, nasıl ki, ayağının ucundaki bir tek hücreyi bile beynine kontrol ettiren Yüce Yaratan, elbette her şeyden haberdardır.selam, sabredenlerin üzerine olsun.. kaleminize sağlık..
Onlar bir zamanlar Osmanlı kartalının kanatlarının gölgesinde mutlu, şen ve esen yaşarlardı.
Osmanlı korurdu onları, Batı'nın her türlü pisliğinden.
Tek onlar değil,
Umman Denizinden İstanbul'a kadar olan coğrafya Türk ve islam egemenliğinde korkusuz yaşardı.
Değerlerini bilemedi, kandi devletlerine karşı çıktılar.
Osmanlıyı biraz da onlar yıktılar.
Bu sözlerime bakarak ''İyi oluyor'' diyeceğimi sanmayınız.
Acıyorum hallerine.
Tanrı İsrailoğullarını bela etti başlarına.
Hristiyan ve haçlı korumasındaki bir avuç yahudi dünyayı yalnız Filistine değil, İslam alemine zindan etmeye yetmekte.
Yeniden sığınsınlar Türkün şefkatli kucağına.
Yeniden Türkiye egemenliğini kabul etsinler.
Çok şey değişecektir.
Yazdıklarının hepsine de katılıyorum Afiq dostum.
Duyarlı yüreğini kutlarım.
Sevgilerimle.
Mehmet Nacar
..tebrikler.
..'Allah her şeyin en iyisini bilir' bizim inancımız budur ve yine 'her toplum layık olduğu idareyle idare olunur.'
..Allah hakkımızda hayırlısı ne ise onu nasip etsin.
..selam ve en kalbî muhabbetlerimle..
..Filistin üzerine antolojiye yeni eklediğim şiiri aşağıda sunuyorum.
*** Ken’an Türküsü ***
____________ “İşte benden ve miras olarak sana milletleri,
____________Mülkün olarak yeryüzünün uçlarını vereceğim.
____________Onları demir çomakla kıracaksın;
____________Bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın! .”(I)
Söylenir türküsü kaç asır Ken’aneli’nde? ..
Kan-gözyaşına dair ne varsa sözcük sözcük.
Azgın denizler gibi dalgalar köpük köpük.
Arz-ı mev’uddur(*) adı yamyamların dilinde..
Neydi günahın çocuk, sırtında bu ağır yük?
Söylenir türküsü kaç asır Ken’aneli’nde? ..
____________“Ey sen, harap olacak Babil kızı,
____________Bize karşılık ettiğinin karşılığını,
____________Sana verecek olana ne mutlu!
____________Senin yavrularını tutacak,
____________Kayaya çarpacak olana ne mutlu ‘! ”(II)
Oyuncak değil “füze, sapan taşı elinde..”
Tatmadın ki yetimim şefkatli bir öpücük.
Görmedin ki bir lahza sevinç, yarım gülücük.
Derdin dünyalar kadar, derdin boyundan büyük
Neydi günahın çocuk, sırtında bu ağır yük?
Oyuncak değil “füze, sapan taşı elinde…”
____________“Öldürülmüş ve esir olanların kanından,
____________Düşmanların reislerinin başından,
____________Oklarımı kanla sarhoş edeceğim,
____________Ve kılıcım et yiyecek.
____________Ey milletler, onun kavmi ile beraber sevinin;
____________Çünkü kullarının kanının öcünü alacak,
____________Ve hasımlarına intikamla karşılık verecek.”(III)
Söylenir türküsü kaç asır Ken’aneli’nde? ..
Kan-gözyaşına dair ne varsa sözcük sözcük
Azgın denizler gibi dalgalar köpük köpük
Arz-ı mev’uddur(*) adı yamyamların dilinde..
Neydi günahın çocuk, sırtında bu ağır yük?
Söylenir türküsü kaç asır Ken’aneli’nde? ..
I- (Muharref Tevrat/Mezmurlar /Bab:2A/A:8-9
II- (Muharref Tevrat/Mezmurlar /Bab:137/A:8-9/S:622)
III- (Muharref Tevrat/Tensiye /Bab:32/A.42-43/S:212)
(*) -Arz-ı mev’ud: Yahudi inancında vaat edilmiş topraklar
Kenan Mim Eryiğit
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta