Yıl 1938, on kasım
Saat dokuzu beş geçe
‘’Ve Aleykümüs Selam’’diyerek
Mavi gözlerini sessizce kapadı
Uğruna öldüğü toprak ağladı
Hüzünlüdür martı çığlıkları bugün
Yedi düvele karşı yaptı Kurtuluş Savaşı
Ezan-ı Muhammedi yeniden inletti arşı
Albayrak altında söylenir İstiklal Marşı
Rüzgârda savruluyor altın saçları
Kanat çırptı son saraya Sarı Paşa
Tüm ulus ağlar derin derin
‘’Derya, önünde çırpınarak Dolmabahçe’nin’’
Mazlum milletlere örnektir devrimlerin
Savaşta barışta Türkülüğe can verensin
Anıtkabir’de rahat uyu Atam
Sen, ölmedin düşüncelerinle
İlelebet yaşayacaktır Türkiye Cumhuriyeti…
(16 Kasım 2011 Malatya)
Fen Lisesi Müd.Yrd.
Hayalini kurduk gündüz gece âlemde,
Bir gülüşüne hasret kaldık yüreğimizde,
Muhabbet kaynağından akabilsek gönlüne,
Hep aşkınla oturup, kalkabilsek Yâ Habibullah.
Çöle inen Nur’un damlasında yunsak,
5 Temmuz 1993…
Alaca karanlık çökmüş Başbağlar’a.
Ay ağladı, yıldızlar ağladı o gece;
Bülbül fidan eder gül dalında,
Otuz üç pınar kurudu Başbağlar’da.
Yer ağlar, gök ağlar, karalar bağlar Başbağlar
Sonbahar akşamında Gazi hastanesinde,
Bir gonca gülsün hastane odasında,
Sensizliğe nasıl dayanırım hayatta?
Yârimin yarasına derman olmadıktan sonra
Dışarı ayaz kar yağıyor ince ince,
İlk açar altın sarısı çiçekler,
Baharın müjdecisi kızılcıklar,
Meyveleri, en son olan ağaçlar,
Güzün habercisidir kızılcıklar.
Çiçeklerden sonra açar, yapraklar,
Beydağ’ından gelir suyun kaynağı
Zümrüt gibi kiraz, kayısı bahçeleri
Mis kokar rengârenk çiçekleri
Dilekler tutulur Dede Pınarında
Kuşlar öter Barguzu bağlarında
1915 yılı Birinci Dünya Savaşı
Zemheriler diye bilinen en soğuk günlerdi,
Enver paşanın
Sarıkamış Kuşatma Harekâtı;
Düşman kuvvetlerinin arkasına düşmekti.
Bahar gelmeden;
Rus ordusunu bozguna uğratmaktı.
İzin vermedi karakış.
Damarlarında dondurdu kanlarını
Tek kurşun atamadan Mehmetçik.
Kar taneleri gibi yerlere döküldüler,
Bembeyaz yorgana sarıldılar Sarıkamış’ta.
Allahuekber dağlarında,
Kar, tipi, boran…
Sıfırın altında kırk dereceye düşen soğuk,
Düşmandan, daha düşman.
Yer gök üşüdü,
Bir gecede binlerce kınalı kuzu,
Karlar üzerine cansız serpildi.
Beyaz ölümün cennetlik yolcuları Sarıkamış’ta.
Anadolu’dan, Yemen’den,
Tabur tabur askerler,
Derelerden, tepelerden, dağlardan aştılar,
Bazılarının üzerinde yazlık elbiseler
Ayaklarda yırtık çarıklar,
Omuzlarda mavzerler,
Neferler, dillerinde Kelime-i Şahadet ile
Kar kış demeden gece gündüz,
Bile bile ölüme yürüdüler.
Allahuekber dağında,
Moskof’a değil
Allah’a teslim oldular.
Binlerce kefensiz kar çiçeği Sarıkamış’ta.
Kar altında şehitler, şehitler…
Ordunun işaret taşları gibi yollara dizilmiş,
Kimi kayaların kuytularına sinmiş,
Kimi bir ağacın gövdesine dayanmış,
Kimi sırt sırta vermiş,
Kimi oturmuş,
Kimi çömelmiş,
Ay yıldız altında.
Kardan heykeller SARIKAMIŞ’TA…
(Malatya 12 Ocak 2012)
Gönüllü yazılmıştılar bu silahsız savaşa
Kimi karda tipide dondu
Kimi selde boğuldu
Kimi teröristlerce şehit oldu
Kimi son nefesini verdi göçük altında
Gece gündüz yürüdüler karanlığa doğru
Bu kutsal davanın neferleri…
En büyük mabetti okulları
Bilgiye susayan öğrencileri
Harfleri mermi, silahtı kalemleri
Başucunda yastıktı kitapları
Yürüdüler cehaletin üstüne
Sonsuzluğa uçan adsız öğretmenler…
Bitmez benim baharım
Toprak benim, tohum ben
Sönmez benim ışığım
Yıldız benim, güneş ben
Bitmez benim suyum
Kaynak benim, pınar ben
Kahpe kurşunlarla sırtımdan vurulsam da
Fırat’ta, Dicle’de sel olur çağlarım
Munzur’da, Zap suyunda coşarım
Kızılırmak’ta, Aras’ta yunurum
Van gölüne karışır gözyaşlarım
Ağrı’da, Kato’da sarılır kefenim
Ağlamayın çocuklar
Bu kavga cehalete karşı
Bu kavga özgürlük kavgasıdır…
Susmayacak bu şarkılar bu türküler
El ele verecek yurdumun çocukları
Halaylar çekilecek, horanlar tepilecek
Bahar yağmurları yağacak
Kar çiçekleri, güller açacak
Çocuklar ilim irfan öğrenecek
Köy okullarında kahraman öğretmenler…
(24Kasım 2011 Malatya)
Fen Lisesi Md.Yrd.
Küreciği yine duman kapladı
Müfreze kurşunları dağlarında
Kınalı keklikler vuruldu toprağında
Nice güller soldu ömürlerinin baharında
Kan damlar yüreğime Mayıs yağmurlarında
Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı!
Ağ gibi NATO üsleri sarmış
Dünyanın dört bir yanını
Mazlum halklar kaldırırsa başını
Yerle bir eder toprağını taşını
Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı!
Amerikan radarları en güzel tepelerde
Su, altın, petrol iştahlarını kabartmakta
Nilden Fırata kadar Mezopotamya’da
Yalancı baharla halklar oyalanmakta
Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı!
Emperyalistler göz dikmiş bu cennet yurda
Ecdadım Seyid Battalgazi’nin diyarında
Hiç ezan susmamış bu topraklarda
Düşman askeri girememiş tarihinde
Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı!
Ben bir kayısı ağacıyım Yeşil Malatya’da
Kardeşlik barış şarkıları söylenir toprağımda
Şifa dağıtır, altın sarısı meyvelerim dünyada
Gün uyanır taptaze sabahlar kayısı dallarında
Bağımsızlık türküleri söylenir ay yıldız altında
Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı!
(4 Ocak 2012 Malatya)
Osmanlı sultanı 2.Selim buyruğuyla,
Venedik ordusuyla girildi kanlı savaşa.
1571’de üç hilal sancağı dikildi burçlara,
Kıbrıs’ı fethetti Gazi Lala Mustafa Paşa.
Magosa kalesi Arsenal tabyasındaki çarka,
Kilis Sancakbeyi beyaz atıyla geçti hücuma.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!