Sarımsağı gelin etmişler,
Bembeyaz tül duvağıyla.
Mis gibi kokar sanmışlar,
Alkışlamışlar coşkulu alkışlarıyla.
Ne yana baksam gönlümde bir sızı,
Çaresiz dertlere dönmüş her izi,
Unutulmuş bir şarkının son sözü,
Seni kime sorayım, kimse bilmez ki.
Nedir bilmem suçum neden darıldın
Gam elinden parça parça eridim
Gül yüzünü gördümde aşkına büründüm
Yanarım kor'larda senin yüzünden
Dört kitap ayrılık yazmaz içinde
Dağlara bakmakla bitermi hüzün
Ne yazım,ilkbaharım hep aynı güzüm
Akıllıya hiç bir şey eylemez sevda
Akılsız sapıtır onadır sözüm
Çaresiz sevda'dır ey maral gözlüm
Silme sakın o ıslak izleri,
Onlar ruhunun birer tanığı.
Akan her damla, geçmişin sesi,
Yaşadığın her hüznün anıtı.
Kainata bir bak,birde bak kendine
Ne kavga,savaş, yan kendiderdine
Sev yaradılanı,dışlamak söylr niye
Sevene bu zulüm,bu kin ikilik niye
Ömrümce severdim seni bir köle gibi
Oyuna getirdiler bak suçlama beni
Gönül mapushaneside hüküm giymemiş
Bekliyorum bekliyorum idamlık gibi
Zalimsin deme nankörsün deme
Şükret Diyorsun!
Altında mersedes cebinde para
Sen acaba bir gün düştünmü dara
Cebi boş askıda ekmek yer fukara
Hariçten gazel atıp şükret diyorsun!
Bir damla beyazlıkta gizlidir aslı,
Süt bozuldu mu, tat kalmaz asla.
Ekşir, kesilir, gider bereketi,
İyilikten uzak, bozuktur niyeti.
Birgün beni aramazsın,ki neden
Arayıp sormazsın,bi söyle şöyle
Geçim derdine mi düştün söyle
İyimisin sen,dil ver bi arkadaşım
Kovit belası,da mut'a geldi geleli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!