A. Sınıf Tiyatrosu Kısa Oyunlar: 30
Gözlerime Toz Kaçtı
Yazan Fevzi Günenç
KİŞİLER:
23 Yüreğiyle görürdü Prof. Mitat Enç
Sevgili, değerli Mitat Enç’in adını her anışımda kendisiyle birlikte, aklıma “Uzun Çarşı’nın Uluları” da gelir. 'Uzun Çarşının Uluları' onun bir öyküler dizisinin adı. Okumayı öğrendiğim günden bu yana böylesine büyük keyifle başka öyküler okuduğumu anımsayamıyorum.
Bu kitabın ilk baskısını İstanbul İnkılap Yayınevi yapmış. Kısa sürede tükenmiş kitap. Yeni bir kaç baskısı daha yapılmış başka yayınevlerince. Ama yine de aramayla bulunmuyor. Demek ki her baskısı kısa zamanda tükeniyor.
Ah, keşke belediyelerimizden biri himmet etse de onu yeniden bastırsa...
Gaziantep’te Uzunçarşı çevresinde yaşayan ailelerin başından geçen bu keyif verici öyküleri 'Gaziantepliyim diyen, hatta edebiyata, öyküye ilgi duyuyorum' diyen herkes mutlak okumalı. Bu öyküler Gaziantepli'nin gerçek babacan kimliğini yansıtıyor da onun için. Okumadıysanız hemen okumalısınız.
14. ÇOCUK OYUNU
Sırma Saçlı, Selvi Boylu
Tomuzlan Hatun
Yazan: Fev
OYUNUN KİŞİLERİ:
Deliceler: 18 KÖPEK
İyi ki yaşamıyor artık köpek
Duysa kahrolurdu herhale
ağacın kesildiğini…
A-BGG 003 Bir orduya karşı tek başına: Şahinbey
Şahinbey Gaziantep’imizin bayrak şehididir. Fransızların kente girmesini önlemek için aldığı buyruğu yerine getirebilmek amacıyla koca bir orduya karşı tek başına savaşmış, vatanı uğruna canını seve seve vererek şehit olmuştur.
Yeri yüreklerimizin başıdır.
'Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez.' Diyen bu kahraman bayrak şehidimizin yaşamı, fedâkarlıklarla doludur. Gelecek kuşak için örnektir. İstiklâl Savaşı'nın büyük kahramanlarından olan Şahin Bey, 1877 yılında Gaziantep'de doğdu. Asıl adı Mehmed Said'tir. 1899'de Yemen'e er olarak giden Mehmed Said, Yemen cephesinde gösterdiği kahramanlık üzerine başçavuş oldu. Mehmed Said, 1911'de Trablusgarb harbine gönüllü olarak katıldı, Balkan savaşlarında Çatalca cephesinde savaştı.
Ben sana teşekkür ederim
sen beni ağlattın
ne kadar gözyaşı döksem az senin için
Mecnun'un gözyaşları yanında
benimki ne ki...
Sen de ağla ey sevgili sevdiğin için
MEME
İnek dedi ki öküze
adam olamadın gitti
artık seninle ilişkim bitti.
Öküz sordu:
“Nakıp Ali” deyince Ülkü Tamer’i anmamak olmaz. “Ülkü” deyince de Gaziantep’te akla önce Nakıp Ali geliverir. İkisi arasında baba oğul ilişkisinden öte bir bağlılık vardır da onun için.
Bu ilişkilerden bir ikisine değinmek istiyorum ama bu değiniyi izninizle erbabına bırakalım. Ülkü Tamer’e...
“12 yaşındaydım. İlkokulu bitirdikten sonra öğrenimimi sürdürmem için babam İstanbul’a göndermişti beni. Yaz tatillerinde, yarıyıl tatillerinde gidiyordum Antep’e. 1949 Ocağında yarıyıl tatili için Antep’teydim yine. Kentte son günümdü. Ertesi akşam trenle İstanbul’a dönecektim. O gece annemle babam sinemaya götürdüler beni. Nakıp Ali’nin sinemasına.
‘İki film birden’ izledik. Sinemadan çıkarken Nakıp Ali beni gördü. Nasıl, beğendin mi filmleri? ’ diye sordu. ‘Beğendim ama gelecek program daha güzel. Onu kaçıracağım’ dedim. ‘Niye? ’ dedi Nakıp Ali. “Önümüzdeki hafta oynatacağız.’ ‘Ben yarın İstanbul’a gidiyorum” dedim. ‘Talihine küs’ dedi Nakıp Ali.
Ertesi gün dokuzda bizim kapı vuruldu. Açtım, bir adam. ‘Nakıp Ali seni istiyor’ dedi. Sinemaya gittim hemen. Nakıp Ali kapıdaydı. ‘Gel otur’ dedi. Salonda bir koltuğa oturttu beni. Görmek istediğim filmi, 12 yaşındaki o çocuk için, sadece benim için oynattı.”
“Yaş 13-14. İstanbul’da Beyoğlu’na çıkınca sinemaların kapıları üstündeki fenerlere (özel olarak yapılmış kocaman, renkli afişlere) nasıl da hayran hayran bakardım. Antep sinemalarının üstünde de büyük afiş tahtaları vardı ama o tahtalara aynı afişten bir kaç tane yan yana çakılırdı.
A. Sınıf Tiyatrosu Kısa Oyunlar: 26
Kardan Adam Neredesin?
Leyla Şahin’in “Kardan Anne” adlı öyküsünden oyunlaştıran:
FEVZİ GÜNENÇ




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!