senli günlerden sensiz günlere geçişin şiiridir...
soluksuz kalır mı gece bak ki ay doğdu
sevdan yüreğimde biten lalezar oldu
ırmağına hasret kaldım bir damla yoğdu
sana yazdığım her şiir ahüzar oldu
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




sana yazdığım her şiir ahüzar oldu. çok güzel bir şiir tebrikler.
umut tazelemek mi,ümitleri tüketmek mi?bu son değerlerinden biri olsa gerek.tebrikler sayın hocam.bu eserinde yine dağıtmışsın kafaları.saygılar
nostaljik bir hüzün aksediyor...
Çok hoş...
SU GİBİ ŞİİR GRUBU 6.HECE ŞİİR DEĞERLENDİRME PROJESİNE KATILDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.....
______ŞİİRİNİZE YORUM DESTEĞİMİZ...
Zekâi BUDAK
Konu hakimiyeti: İYİ
Üslup: ZOR ANLAŞILIR
Hece: 8 + 5 = 13 Hece Vezni
Hece sayısına ve duraklara riayet edilmiş. Fakat alışılmış bir durak sistemi ve alışılmış bir hece vezni olmadığı için,
keşke durakları belirtmek için (,) virgül kullanılsaydı. Kâfiye oluşturma büyük ölçüde iyi.
GRAMER ve İMLA: Arapça kelimelere yer verilmiş. (ahüzar) kelimesi, (ah ve zar) (= ah etme ve ağlayıp inleme)
anlamında olup doğru yazılışı (ah ü zar) şeklindedir. Prof. Dr. Mehmet KANAR ‘ın (OSMANLI TÜRKÇESİ SÖZLÜĞÜ) ’nü taradım,
“mahizar” kelimesini bulamadım. (Ay) anlamına gelen (mah) kelimesi var ama bundan türetilmiş olabilir mi bilmiyorum.
Her şeye rağmen, şiiri anlaşılmaz kılan ve günlük dilde pek kullanılmayan yabancı kelimelerin şiire sokulması o şiiri zannedildiği
gibi daha değerli yapmıyor, hatta şiirden çalıyor.
Manası anlaşılmayan kelimelerden şiire (veya düz yazıya) nasıl bir güç katması beklenebilir ki?
Hıfzı ÖZBEKMEZ
Konu Hakimiyeti: Konuya hakim bir şiir yazılmış.
Hece ve Redif Yazımları: 13 lü hece ile yazılmış çok sık kullanılmayan bir hece sayısı ile yazılan eser daha akıcı bir dille kaleme alınabilirdi.
Burhanettin AKDAĞ
7+6=13 lü hece şiiri ama bazı dizelerde duraklar farklılık arzediyor. 1. dize sonunda (?) olmalı.
“yoğdu” şivesel “yoktu” anlamında kullanılmış olmalı. Ayak kelimeleri redifle desteklenmiş. (lale, ahü, mahi, bergü)
köklerinde uyumsuzluk var. Son dörtlükte kafiyeler uyumsuz. (sev, ben, yen) kökleri uyumsuz. Anlatımda vurgu eksikliği var,
daha etkili kelimelerle desteklense daha güzel olurdu. Güzel bir konu seçilmiş ama akıcılıkta bir parça zorlanma var.
Mehmet NACAR
Uyak olsun diye bazı sözcükler çiğnenmiş. Durak yok….
Ahmet AKKOYUN
orta halli bir şiir redifler ağırlıklı ifadeler akıcı değil
ŞİİR ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİZ....
Şiirin son derece anlamlı ve güzel kutlarım saygılarımla
nefis bir özlem şiiri tebrikler dost
şiirde mani havası esmiş...ama yinede güzel...okunmaya değer bir şiir okuduk...tebrikler
şiir ve emek
yüksek bir ses
kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta