En büyük hatamı sordun bana
Sana baktığım gibi
Güzel yanından baktım bu soruna,
Belki de benden son kez
''Sen''i duyabilmek içindi
Gülümsedim,
Hata mı yapmışım,
Üzülmüş müyüm,
Umutlarımın ardı mı boşmuş,
Sırtıma giyecek ceketim mi yokmuş,
Olsun, garip edebiyatı değil mi?
Şiire döker, avunurum.
Şair adamız biz,
Yalvarırız şiirlerimizde
''Dön'' diye
Fakat diyemeyiz gururumuzdan
Fısıltıyla bile bir
''Gitme''
Seni ölü döşeğinde gibi sevdiğim için
Özür dilerim, gözlerine dalarken
Feri ne zaman sönecek diye beklediğimden
Ama hep öyle yaşadım, gidişler hep erken
Sevgi sözleri söyleyemem de bundan
Hayallerimde vuslat hiç yer bulamadı
Karaktersizlik en çok bana koyar
Dünümle bugünüm çelişince
İntihar vacip oluyor sanki
Karakteri en çok savunan benim
Kendi kendini dizginleyememiş
Dedirtmem sana yakışmamış;
Bir çocuk şarkısı dinleyerek
Gecenin bir yarısı
Neden ruhun iyileşemesin?
Neden korktuğun kelimelere,
Şiirlerinde yer veremeyesin?
Belki de vakit gelmiştir;
Bak, seni mahallemin ışıkları gibi
Yelden haber veren kırlangıçlar gibi
Öyle sıradan, hayatla bütünleşmiş seviyorum.
Kimse fark etmiyor alıştığından,
Üç beş dize hariç.
Ne tarafıma dönsem bir yenilgi
Adım attığım her şehir harabe
Dokunduğum her çiçek kuru
Ölecek çiçeklere
Ve düşecek şehirlere mi rastlıyorum
Sürekli sürekli de olmaz ki
İlk defa mı oldu
Bu herkesin oluşum
Ne felaket, benim için değil,
Böyle üzüyor musun sen
''Herkesi''
Ruhumun gri olduğu bir günde
Islanıyor, insan ve gölge.
Suskun, sessiz dil ve çehre
Hüzün girmiş sanki bu şehre.
Siyah bir balon yerde,
Yıkanıyor, aklanır yarına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!