Her gün binlerce damla gözyaşı
Düşer kara toprağa.
Bir mazlumun çaresiz yakarışları
Kaybolup gider ufuklarda.
Gel, bak şu manzaraya! İşte karşında ağlayan dünya!
Kalbim sökülüpte çıksa göğsümden.
Vursalar yarayı derindende derinden.
Bir parçan yeter bana, kalkarım yeniden.
Koşarak gelirim sana mezar yerimden.
Sana sensiz baktım soğuk bir akşam.
Yine seyrettim uzaktan o güzel gözlerini.
Nerdedir yȃr diye rüzgȃrlara sorsam,
Getirirler bana belki saçının bir telini.
Kimsesizdim bana sen gönlünü açtın.
Bȋçȃre yanan bağrıma zemzem suyu saçtın.
Kurumuş bahçemde bir gül gibi açtın.
Aldın kuyulardan beni, yıldızlara saldın.
Ne güzel kokudur tȃze ekmek kokusu.
Duyulur her zerresinde yurdumun havası, suyu
Ne güzel kokudur tȃze ekmek kokusu.
Yoğrulur hamurunda milletin el emeği, göz nȗru.
Kolaydır îman fidanı dikmek.
Bunun için biraz su, biraz toprak gerek.
Zor olansa fidanı büyütmek.
Onun için epey bir gayret gerek.
Bir kelime bir dünyadır.
İçinde tasavvur taşıyan.
Bir kelime bir dünyadır.
İçinde koca bir tarîh taşıyan.
Ölüm dünya uykusundan uyanış.
Ruhum şimdi ȃzȃde bir kuş.
Başlıyor sessizce, sessizce bir uçuş.
Ruhsuz bir bedense etmez beş kuruş.
Seni tanımakla değişti hayatım.
Rahmetle yȃd ederim seni ben.
Okudukça açılır zihnim, gözlerim.
Yücelerden yüce tutarım seni ben.
Bırakmam asla seni.
Tutarım ellerinden.
Yok bu yüzün emsȃli.
Sanki inmiş göklerden.
Gözlerin bir ummandır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!