Bir yıldız kayar, siyah gökyüzünde
Bir kuş uçar, kafes kalır yerinde
Bir varlık can çeker, titrer yeryüzünde
O can sahibi biz olabiliriz efendim.
O son menzil her yolcunun önünde
Her bağın gülü varmış,
Bağbanım, gülüm nerde?
Her ruhun bir eşi varmış,
Ruhumun eşi nerde?
Dal titrer, kuş öter,
Tenin,
Baharın kokusu var gül teninde,
Bir güzellik var onda, naif, sade.
Saçların,
Sırma tellerden oluşan güneşin elleri,
Seni seviyorum,
Sıradan bir gün gibi;
Sadece bahar gibi değil,
Dört mevsim gibi.
Seni seviyorum,
Herkes şiir okuyordu
Ben ise şiir okur gibi
Hep sana bakıyordum.
Çünkü sana baktığımda
Şiirlerin en güzelini
Ben, sendeki beni
Gözlerinin ardında görüyorum,
Yüreğinin derinliğinde duyumsuyorum.
Dolayısıyla, diken misali sözlerine
Hiç, ama hiç kulak asmıyorum.
Biliyorum,
Hiçbir şey rahatlatmayacak içimi
Üstelik sen de hiç sevmedin beni.
Ve içim arınmıyor, şu kirli şüphelerden,
Teşekkür ederim,
Gözlerimin önündeki perdeyi kaldırdığın için
Hiç kimseye güvenmem,
Hiç kimseye inanmam,
Hiç kimsenin ipiyle kuyuya inmemem gerektiğini gösterdiğin için.
Hicrânın gönlümde bir kördüğüm,
Ey dağa, taşa, her yana sorduğum,
Gönül gözüyle bî-pervâ gördüğüm,
Yüreğimde bir sır, gizlediğim sensin.
Aklımın kör kuyusunda çözemediğim
Ben senin erkânındım, fermânındım,
Ellere gülen o riyâkâr çehrenle yaşardım.
Başkaları sevdiğin, bense kurbanındım,
Susardım kalbine karşı, sessizce yanardım.
Yanındaydım her dem, yinede yalnızdım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!