Kınalı saçların düştü pak alna,
Al kanın süzüldü kara toprağa,
Düşmanı yurdundan def etmek varya,
Tek dileğindi be aslan Memedim.
Potinin içinde kopan ayağı,
Gençlikte iş güç dedim, yaşlanınca yaparım,
Orucu tuttum amma, namazı savsakladım,
Şimdi dizler tutmuyor, geç kalmışım anladım,
Güldü de naber dedi, dersi verdi Ramazan.
Ziyafet ay'ı mıyım, yoksa sabır ay'ı mı?
Dolu dolu geçen güzel ömründe
Şöyle küçük bir pay bana da ayır
Olaki gönlünden adım geçerse
N’olursun o zaman yanına çağır
Yıllar geçse bile unutur deme
Gözler kan,toprak kan,dağlar kan,
Vatan için can verdi,binlerce civan.
Yeter kardeş kardeşe kurşun sıkmasın,
Güzel bir haber gelsin,artık doğudan.
Anaların yüreği gitmez ağzından,
Dalgaların sesini dinlerken bir köşede
Meltem’le uçuşurken ipek saçların
Huşû içinde dalmışsan hayallere
Yaz bunları okusun torunların
Meltemi tanıyacaklar kitaplardan
Hiç mi bir isteğin yok bu dünyadan?
Hepten mi vazgeçtin umutlarından?
Çalışmaz gibisin sen sanki çoktan,
Çokmu kırıldın sen zavallı kalbim.
Siyah ta kabulüm, beyazda dedin,
Cehalet hırkasını
Çıkartmaya çalışıyorsam sırtımdan,
Bana niçin öfkelisin?
Al da sen giy demedim ki...
Yüreğimdeki çığlığı,
Nasıl ulaştırayım sana?
Feryatlarımı okumuyorsun.
Aydede'ye yakardım..
Çevir yüzünü göğe,çevir artık,
Bakmıyorsun.
Ey gafil..
Yaktığın yurdun senin.
Yeşil yanmaz yanmamalı,
Nedir bu kin bu öfke?
Yaktığın bilmezmisin senin beşiğin,
Lanet okuyacak sana,
Dudaklar kiraz, hani hayran olursun ya
Başladı mı konuşmaya, tatlı bir ahenkle
Dökülür inciler topla biraz.
Diz gönlüne gönlünce
Işıldasın yüreğinde.
Yum gözlerini, sil bütün düşüncüleri,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!