kadehime doldurduğum şarabı
seni unutayım diye içerim
aşkın zevkti derdin hergün ızdırab
düşündükçe ben kendimden geçerim
görüyorum hergün batan güneşi
dünyamı karanlık bir bulut sardı
hayatıma küstüm gitiğin o gün
dünya gözlerimde o an karardı
kaderime küstüm gittiğin o gün
farksızdı bendeki gece gündüzden
kapattım gönlümün aşk sayfasını
sevip sevilmeye ihtiyacım yok
bu kadar ihanet gördükten sonra
gülüp eğlenmeye ihtiyacım yok
yüzümde dostların acı izleri
kapattım gönlümün aşk sayfasını
sevip sevilmeye ihtiyacım yok
bu kadar ihanet gördükten sonra
gülüp eğlenmeye ihtiyacım yok
yüzümde dostların acı izleri
Yine bir meyhanede efkarımla başbaşa
Yokluğuna kahredip içiyorum bu gece
Karşılıksız sevgimi görmezden gelişine
İsyan edip küfredip içiyorum bu gece
Hüzünlü bir şarkının sözlerinde sen varsın
yıllardır gurbetin yollarındayım
çaresiz dertlerin kollarındayım
bir fincan kahvenin fallarındayım
kapanan yolları açmaya geldim
doğacak bahtımın batan güneşi
Sabahı arayan kör gecelerde
İsyan edip hüzün açtın mı söyle
Ay ışığı suya yansıdığında
Hayalini görüp kaçtın mı söyle
Virane yerleri meskenin bilip
Sen benim ömrümün ilkbaharıydın
Sorduğun sorunun son kararıydın
Yıkılmaz kalemin tek duvarıydın
Sen verdiğin söze ihanet ettin
Ardından yas tutup ağlarım sanma
Aklıma gelenler başıma gelse
Ya deli olurum yada divane
Unutmanın başka bir yolu varsa
Her gece meyhane içki bahane
Geceye bir kurşun sıkar geçerim
Her gülüşüm sahtedir her bakışım hüzünlü
Sen aldanma ne olur bu tatlı sözlerime
Neler neler yaşadım ne yokuşlar bitirdim
Çok gemiler batırdım bakarsan gözlerime
Limanların yanması beni hiç korkutmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!