Çokça düşündüm durdum ki ben neyim
Hem üstelik hangi sebeple varım
Belki et kemikten bir makineyim
Motora yakıt taşır damarlarım
Öyleyse içimdeki bu kasvet ne
Kalbimden gözlerime bir yol açtım
Ağzıma bakma gözlerimi dinle
Bütün sıkıntılardan sana kaçtım
Gör bak nasıl da mutluyum seninle
Gülüşün eritiyor yağlarımı
Tamam hüzün de yakışıyor ama
Gamzelerin kör kaldı be güzelim
Gülüver su yürüsün umutlarıma
Gül, birlikte bulutlarda gezelim
Cehl-i mürekkep diz boyunu aşmış
Artık söyleyecek sesim kalmadı
Boşa çekemem ben bu kürekleri
Tüketilecek nefesim kalmadı
Desen ki pes etmek sana yakışmaz
Derim ki zerre hevesim kalmadı
Gözündeki hüzün canımı yakıyor çocuk
ya sen çevir başını
ya da ben kapayayım gözlerimi
belki saklarım hem yaşını
ağlamak nafile bilirim elbet
öyleyse nasıl durulurum
Hatırla gözlerimizin kesiştiği günü
İşte demiştim hep bakmak istediğim göz bu
Tedirgin, kaçamak o kahverengi gözünü
Asla unutmayacağım, benden sana söz bu
Sen benim illegal düşlerimin kızısın
Metruk hayallerin kuytusunda saklısın
Her gördüğüme sormak isterim
Bulmaktan umudum yok lakin
Sesini duyur bu garip sevinsin
İster ağlarım yana yana
İster gülerim kana kana
Madem verilmiş bu hak bana
Gülüşüme karışmayın
Eti kemiğinden sıyırırım
Mahsun görmek istemem gül cemalin
Tasaların bana gelsin dert bilmem
Bir duysam ki keder dolu ikbalin
Yüreğimden yırtılırım dikilmem
Sevinç kaynağım hem de sırdaşımsın
“Hayırdır” deyin dostlar, bir düş gördüm
Uyandım ağzım kulaklarımdaydı
Her yeri maviye bürünmüş gördüm
Bir yanda şems bir yanım dolunaydı
Etrafta bir koku sanki gülistan
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!