At üstünde cenk ederken,
Kılıç ile kalkan döverken,
Üç kıtada hüküm sürerken,
Bugün bize ne oldu, ne oldu böyle?
Çanakkale'de; Türk'ü, kürd'ü, arab'ı, laz'ı...
Bir çocuk dünyaya gelse,
Hayaller nasıl yeşerir!
Ümitler nasıl da şahlanır!
Mutlulukla, sevinçle dolar haneler!
Öyleya bayram eder sineler!
Gençlik bir su misali akıp gidiyor.
Bir günüm bir günümü tutmuyor artık.
Ne hayalim benziyor düne, ne de düşlerim.
Bugünüm dünümü tutmuyor artık.
Kanım deli akıyordu emanet bedende.
Sen ne garipsin ey dünya!
Ne sen beni sevdin, ne de ben seni..
İmtihan yerisin, bir meyvedir sebebi.
Hakkın düzenine muhtaç..! mahlukat-ı beşeri.
Düzenine çomak sokamadım Dünya!
İnsanoğlu küçük doğar, sonradan büyür.
Büyük insan küçülmez, deme hemi.
Cahille değil Arifle yürü, olsada yol uzun.
Bilsen de düşün, bilmesende, biliyorum deme hemi.
Hatasız insan, olurmu insan?
Aynı dalda durur gül ile diken.
Biri güzel koku verir, diğeri elem.
Farklılıklarıyla zengin muhteşem bir düzen.
Anlasaydı insanoğlu dökülürmüydü bunca kan?
Toprak aynı, hava aynı, su aynı.
Demeyin sakın dostlar, yıkılmam diye..
Pehlivan da olsan, vurur yerden yere..
Yaşlı genç farketmez, fırsatı verdiğinde ele..
Vurulmayı dosttan öğrenir insan..
Kimine kardeş dersin, kimine can..
Gelin olup süslenmiş yine yaylalar..!
Hele şu tepenin başı neden karlıdır?
Güneş sana da doğuy ona da..!
Şu tepenin başı neden yavandır?
Sözcükler yine kalemin kapısını çaldı.
Kim o? Demeye kalmadan duygularımın içine daldı.
Bana da bir kağıt alıp, kaleme almak kaldı.
Yazmayacağım desemde, duygularım galebe çaldı.
Engel olamadım kendime.
Bırak kalsın, kırma gülün dikenini.
Her güzellikte bir zor saklıdır evlat..
Çetin zemheri korkutmasın gözünü..
Kış mevsimi yaza gebedir evlat…
Uğrarsan bir haksızlığa, zulüme..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!