-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
14.12.2001
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
16.09.2005
-
14.12.2001
-
13.12.2001
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
12.07.2002
-
30.01.2007
-
16.09.2005
-
13.12.2001
-
14.12.2001
-
14.12.2001
-
14.12.2001
-
21.02.2007
-
14.12.2001
-
06.02.2007
-
16.09.2005
-
12.07.2002
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
5 Ekim 1963 yılında isimsiz dünyaya geldiğimde büyükler geleneklerimizin devamı olarak babamın dedesinin adını, rahmetli eşinin “koymayın şu deli adamın adını şu yavrucağa” demesine ve ısrarlarına rağmen kulağıma “FAİK” olarak deyivermişler. Daha sonraki akışlarında da hep bu karmaşalarla –biri yap oğlum demiş, öbürü sakın yapma demiş- bense hangisine inanacağını bilemeden büyümüşüm. Ta ki kendimi bilene kadar. Kendimi bildikten sonrada bilmediklerimi öğrenmenin telaşıyla takip ettim seçtiğim ya ...



