Gördügüm her güzele
Abayı yaktım’da
Yolların türküsünü söyledim
Kır ovada bir ağaca
Yalnızlarda kalmış ahşap eve
Yüksek köydeki degirmene
Altın kiymetini sarraflar bilir
Burda ne Alan var nede kuyumcu
Paraya kul olmuş başka ne bilir
Burda ne sarraf var nede kuyumcu
İçimde söndürdüm yanan közümü
Tutsak oldum Sana Elimde degil
Portakal kokulum Güneylim leylim
Yüregim Sevdedir benimle Deyil
Portakal Kokulum Güneylim Leylim
Yanakları Kızıl Elma Nar gibi
Ayrıktan söz etme sakın
Sonucu bilinmezleri düşünme
Yum gözlerini düşün beni
Ben nasıl aklıma koymuşsam seni
Ő lmekmi zor yoksa sensizlikmi
Kucağından yoksun
Dili yok'ki söylesin Akdenizde mavilerin
Nice güzelleri sarmış koynuna
Geceler boyu bir ileri bir geri
Uzatmış elini azgın dalgalar
Okşuyor tenini nazlı sahilin
Bir şarkı söyler rüzgarlar
Yapma be kardeşim
Vatan sevgisi kimseye münhasır degil
Cebimde yüce ulusumun kimligi,
Yüregim'de sevgisi ile geldim bu yaşıma.
Elli yüz kelimelik dil
Üç beş kulaktan dolma sözle
Bir baskadır şu tarsusun insani
Ressamı şairi mizahçısı var
Tiplemeler mutlu eder yaşamı
Nükteler ekili bahçesi de var
Her muhitin ayrı ayri tipleri
BİR YAZ HİKAYESİ
Temmüz agustosmu yoksa eylülmü
İşte yine böyle bir yaz günüydü
Bir ikindi vakti akşam üstümü?
İşte yine böyle bir yaz günüydü
İşte yine yollara düştüm
Meçhule doğru umutların ardından
Ararken kayıpları, yitrdim sevgileri
Koklanmamış nice körpe güller var
Kurumuş dallarında baharın
Yumdum gözlerimi uzattım ellerimi
Karaya boyandı gű ndű zlerin gű neşi
Kutuplar ak denize geldi
Göçmen kuşları kanat açtı
Gecemi gű ndű zmű belli degil
Mevsimler bir birine karıştı
Her şeyin pusulası şaştı




-
Fahri Isık
Tüm YorumlarBöyle Siirlere gerçekten Ihtiyacimiz var