ÜÇÜNÜ DE ÇOK SEVENİM
Tanrıyı çok sevenim,
Yeryüzünde yaratılanların,
En akıllısı, en kıymetlisi beni insan olarak yarattığı için.
Hz. Peygamberi, çok sevenim,
Bana hak yolu, doğru yolu göstererek,
UÇUP GİTTİN
Bir damla suyu bile, yar sensiz içmem derken,
Gözüne bir çöp batsa, içim içimi yerken,
Sevginin baharında, veda etmeden erken,
Bir adres bırakmadan, kuş gibi uçup gittin…
UÇURUMUN UCUNDA.
Atam bu yeni nesli, görsen çok üzülürsün,
Gerici yobazların yüzüne tükürür sün.
Yeni nesil olmadı muallimin eseri,
Cübbe,sarıklı doldu, ülkenizin her yeri.
ÜÇ GÜZELYAVRUMA
Biri birinize sıkı sarılın,
Sakın ayrılmayın hep kardeş kalın.
Aydınlıktan gidip doğruya varın,
Baba nasihatim üç güzel yavruma.
UĞRUNA
Ne kadar güzel söz ve övgü varsa,
Hepsini harcadım senin uğruna.
Yollar yağmur, çamur boransa, karsa,
Peşinden koşturdum sevgim uğruna.
ULAK Serbest şiir
Allı turnayı ulak göndermişsin,
Özlem ve sitem dolu bir mektupla.
Okuyanda kederlendim, gam-landım,
Şarap doldurdum bardağıma,
ULAN DİYE SÖVÜYOR
Ne yazık ki bu toplum, karga kılavuz etti,
Sorgusuz ve yargısız, peşine düşüp gitti,
Edep, erken kalmadı, kinci dindarla bitti,
Onun için ey millet, burnun boptan çıkmıyor!
ÜLKEDE
Aç yaşayan toktan çoksa,
Huzur kalmaz o ülkede.
Hak, hukuk, adalet yoksa
Barış olmaz o ülkede.
Biz, siz ayırımı varsa,
ÜLKE GERÇEKLERİNİ KONUŞMAMIZ, YAZMAMIZ SUÇ OLDU:
Hayallerimizi çaldılar hayal kuramaz olduk, umutlarımızı çaldılar umut edemez olduk. Akrabalığımız, komşuluğumuz, dostluğumuz ve en kötüsü de biri birimize güvenimizi yok ettiler, güvenip sohbet edemiyoruz. Herkes bir birine hain, dönek ve muhbir gözüyle bakar oldular. Bir Eğitimci şair ve aydın olarak çok üzülüyorum.
Hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin, insan haklarının ve özgürlüğün yok edildiği bir ülkede, yaşayan vatandaşlar kendilerini bir sömürge ülkesinde yaşıyormuş gibi zannederek asla mutlu, olamaz, huzur içinde yaşayamazlar. Gizlerde gözyaşları döke döke ah, vah, of çeke çeke çok üzgün yaşarlar. Maalesef bugün ülkemiz bu duruma getirilmiştir. Biz ülke aydınları yalnız bırakılmıştır. Aydın geçinen şakşakçılar, yandaşlar, yağcılar, liboşlar ve dönme, devşirmeler hariç hiç kimse hayatından, geleceğinden emin ve memnun değillerdir.
Yarı aç yarı tok ölmemek için yaşam mücadelesi vermektedirler. Muhacir kabul edilen göçmenler, Ensar kabul edilen bizlerden daha tok, daha mutlu yaşıyorlar. Onların gençleri nargilelerini tüttürürken, bizim gençlerimiz onların ülkelerini korumak için savaşıp şehit oluyorlar. Çok acı değil mi? Yaşlılarımızın anlattıkları yedi devletin işgal amaçlı vatanımıza saldırdıkları seferberlik yıllarına döndük, var olanı alamıyoruz, beslenme amaçlı değil, aç kalmama amaçlı yiyecekler yiyoruz. Alamadığımız gıda maddelerine (et, süt, peynir, bal, tereyağı, zeytinyağı, zeytin tanesi, yoğur vs.) vitrinlerden hayran hayran bakarak sabırla, şükürle nefsimizi terbiye etmeye ve doymaya çalışıyoruz. Çünkü yöneticiler bunu emrediyorlar. Yöneticiler gerçekleşmesi imkansız ötelenen ve gelecek vaatlerden gayrı hiç bir şey veremiyorlar. Korkutarak, sindirerek yönetmeye çalışıyorlar. Ülke gerçeklerini söyleyen, yazan, çizenleri ya terörist ya da hain olarak suçluyor, ilan ediyor ceza evlerine koyuyorlar. Allah sonumuzu hayır eylesin duası ile sabırla bekleyip, yaşamaya çalışıyoruz.
13.05.2022
Eğitimci Şair Fahri Bulut Rızazade
ÜLKEM
Cenaze evine dönen,
Korkusundan korkup sinen,
Günde üç, beş şehit veren,
Vay sahipsiz kalan ülkem!
Her tarafın talan ülkem…




-
Murat Uz
Tüm YorumlarSaygı duyulacak bir şiir tecrübesi.