Pencereye ne zaman çıksam ışıltılı yüzünü arar oldum
Aşk bir kaldırım taşı gibi kenara çekilmiş, atılmış belki de
Büyüyor aşkım, kucaklayarak karşılıyorum karanlığın dip köşesini
Ezgilidir aşkım, Cemal’edir bu sevdanın temelleri
İki ayrı dünya arasında birleşen kollarımız
Hacetimdir gözlerimle gördüğüm adımlarını sokaklarımda yaşamak
En uzun yollardan gelensin,
Bir kırlangıç gibi köşe bucak saklanışların
Tanrı günleri bir bir eksiltiyor,
Ben sana bir adım uzak sen bana buz dağı
Çığlığımdandır küçük kelimelerim
Köşeye sıkışmış bir kaç sokak hayvanı
Ulumaya başlar sabahın en muhterem saatinde,
Tül perdelerle saklama ihtiyacı en özelimizi
Güneyin namusudur senin evin.
Yumruklayarak daha da güçlü
Kısa ölüm şekli esnemek.
Saatlerdir parmaklarından yoksunum.
Bak işte Tanrı’nın işine, zamanın vidalarını sökmüş,
Gürültülü şekilde başımızdan aşağı döküyor..
Zamandır belki ezginin şafağında
Öldürür bizi kurşun sesleri
Yel ruhumuzu savurur durur, her dakika biraz daha yaklaşıyoruz!
Ölüme, ölüme, ölüme.
Dinle beni, bağışla hayatını bana
Son kullanma tarihinde gecenin
Sevda sözleri damarlarımda gümbür gümbür
Kurşun sesleri öldürür bizi..
Kayıt Tarihi : 19.7.2025 19:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!