Bir toprak düşün ki, üstünde gölgeler değil,
Bin yıllık uykusuz yiğitlerin uyanışı var.
Vatan dediğin; sadece sınırla çizilen değil,
Anaların dilindeki dua, babaların alnındaki kardır.
Millet ki; bir tesbihin imamesi gibi kopmaz,
Dağılmaz fırtınada, sarsılmaz zelzelede,
Çünkü harcı, Kerbela’dan Çanakkale’ye kadar,
Aynı imanla, aynı kanla karılmıştır.
Yürür bu kervan, ufkunda hilalin parıltısı,
Sırtında bin yıllık bir cihanın ağır yükü.
Biz ki, rüzgarın önünde savrulan yaprak değil,
Kökü derinde, gölgesi mazluma sığınak bir çınarız.
Hangi dilden, hangi boydan gelirsek gelelim,
Tek bir bayrağın altında, tek bir kıbleye dönüğüz.
Ve o en büyük kapı, o en yüce sığınak...
Güllerin efendisi, alemlere rahmet Resûlullah.
O’nun adı geçince durur sular, kesilir rüzgar,
O’nun aşkıyla çarpan yürekte korku barınmaz.
"Vatan sevgisi imandandır" diyen o kutlu nefes,
Milletimizi bir eyler, gönlümüzü nur eyler.
Ey bu topraklar için toprağa düşen canlar!
Ey Resûl’ün sancağını yere düşürmeyen eller!
Sizden kalan bu miras, bizim en büyük şanımızdır.
Vatan dedik, millet dedik, Muhammed Mustafa (s.a.v) dedik;
Bu üç sevdayı birbirine, canımızı da Hakk'a adadık...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 12:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!