Dinsizler dinimize karışır,
Gavurlar devletimize karışır,
Münafıklar her işe karışır,
Hadsizler âlimlere karışır,
Müslümanların aklı karışır,
Doğru, yanlış bir birine karışır,
Dinsiz diyanete karışır,
Namazsız namaza karışır,
Cahil her şeye karışır,
İblise tapanların kuklaları!
Cahil, alim karıştı
Kadın erkek karıştı,
Haramlar helallere karıştı,
Gece gündüz birbirine karıştı,
Domuz yağı her şeylere karıştı,
Yalanlar arsızca söyleniyor,
Emanetlere ihanetler ediliyor,
Sözünden dönenler çok oluyor,
İş bilmeyenler, kariyer yapıyor.
Dürüstlük, edep hor görülüyor,
Yağmur değil, yağan kar,
Hiç akıllanmadın ziyankâr
Faizden, hileden ettiğin kâr,
Sana cehennemlerde olur, nar.
“”Herki, Hellâkın koyup, mahlûktan rızık diler,
Zalimler barışa karşıdır,
Tembel çalışmaya karşıdır,
Çirkinler güzellere karşıdır,
Siyahlar beyazlara karşıdır,
Açgözlü paylaşmaya karşıdır.
Hainler birleşmeye karşıdır.
Bizim ki sıkılıyor, ofluyor, pufluyor beni buradan gönderin diyor Ama pek oralı olan yok. Sabah bakkala git gel tamam başka iş yok, düşün düşün yorul, öğlen uyu kalk, akşama kadar düşün, akşam misafirhane dön gece uyu, sabah kalk hep ayın, hep ayın. Kafayı yemek elde değil.
Bizim ki memleketi özlemiş haliyle, orda da evde yanlış, ama bağ var bahçe var, nehirde balık tutmak, yüzmek var. Bahar geliyor, her taraf rengarenk çiçek, böcek, kelebekler, kuşlar, birde uçan kazımız var. Yakalamaya çalışırsan uçarmış, yoksa kimse onun uçan kaz olduğunu anlayamaz. Bahardan sonra yaz, Bahçede türlü türlü meyveler, sebzeler, sen burada yan gel, sıkıntıdan patla. O arada akşam olmuş abisi eve gelmiş akşam yemeği yenecek evde nedense ekmek yok.. Hadi bakalım sana iş çıktı. Bakkala git iki ekmek al gel. Bizim ki bu saatte bakkalda ekmek çok zor bulunur. Abisi vardır, vardır. Olmasa da makarna yeriz. Bizimki mecburen bakkala doğru yola çıkar. Kış ayının başları her yer kar, buz kayıp düşme ihtimali çok, ağır, ağır pür dikkat yürüyor. Hava her zamankinden daha karanlık, herkes kömür yakıyor, kömür dumanı, karanlığa karanlık ekliyor. Bembeyaz kar üstüne, simsiyah kar yağıyor, zifiri karanlık, sokak lambalarının ışığı pek fayda vermiyor, gözler uzağı az görüyor. İnsanlar sanki aniden karşına çıkıyor, sonra aniden kayıp oluyor, karanlık korku saçıyor. Bizim ki aniden karşısında, aynı okulu ve aynı yolu paylaştıkları kızı görür ikisi de çok şaşırır bir an duraklarlar, sonra diğer bir kız gelir. Bizim ki ani bir dönüşle geri dönüp hızla eve varır.- Abisi çok hızlısın hayırdır, ekmek bulamadın mı? Gitmedim ki yarı yoldan geri döndün, Okuldaki kızlarla karşılaştım. Bir şey sormasınlar diye geri döndüm.. Abisi– Kızlardan bu kadar korkma, seni yemezler… Bizim ki söylenenlere aldırmaz.. Zaten dükkânların çoğu kapalı, çarşıya yaklaştıkça kirli hava artıyor. Gökten kar gibi kurum yağıyor. Sokaklar çok ıssız gibi 50 m. İleride görülmez oluyormuş. Büyük şehirde yaşamak hiçte iyi bir şey değilmiş. Havası, suyu kirli, çoğunluk tanımaz birbirini. Var mı bizim memleket gibi, havası, suyu demiz. Her kes tanır bir birini. Sorarlar halını hatırını, söylerler büyüklere selamlarını. Bir an önce buradan gitmek gerek. Ye, iç otur, düşün, düşün, yat kalk. Sürekli oturmak insanı çalışmaktan daha çok yoruyormuş. Bir şeylerle uğraşmak gerek.
Eğriye doğru diyorlar,
Arsızlık normal diyorlar,
Edep gereksiz diyorlar,
Kaşınsınlar, kaşınsınlar.
Aşkların manası, şehvete kaydı,
Sevginin manası, maddi menfaate kaydı,
Dostluğun manası, yalakalığa kaydı,
Güzel yurdumda, Kayan, kayana,
Giyinmenin manası, modaya kaydı,
Kazan, kazan,
Tencere, tava kazan,
Helal çalış, helal kazan,
Cennetlere sevaplar kazan,
Günahlarla kendi kuyunu kazan,
İblis, nefsin hak yolundan çıkaran!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!