Bir uçak nazlı, edalı iniş yapmakta.
Sultanım odada aşk okuyor.
Bedenim kapıda, ruhum türbilansta.
Odanın içi dışı gül kokuyor.
Uzaklarda biri var.
Yüreğimde eli var.
Her hali başka güzel.
Sanki cana can katar.
Dağları aşmak gerek.
Çocukça bir hevesle başlayan bir macera
Yön verecekti artık, hayatın akışına
Onbirli yaşlarımda, ben Yatılı okulda
Yüregin yanmadi mi? Nasil bıraktın anne
Akşam olunca yemek boğazımdan geçmiyor
Yeryüzünün en masum, en sevimli kuşları
Sevginin hası, cihana değer bakışları
Küsmeyi, darılmayı, bilmezler kırılmayı
Yeryüzünün en masum, en sevimli kuşları
Onlar anne babanın umutlu bakışları
Yollar sana varacaksa
Sende vuslat bulacaksa
Sıra dağlar engel olsa
Yine sana geleceğim
Uzak olsam gönlüm sende
Hava hem çok serin hem yağacak gibi
Yine bizi dertlere karacak gibi
Dostlarım da çekildi, gitti her biri
Gönlüme gün doğmadı, gittin gideli
Uçurumlarla kol kola gezse de kıyamaz.
Açılır da beni yâre kavuşturur yollar.
Fırtınalarla baş başa kalsa da yapamaz.
Durulur da bir düzlükte buluşturur yollar.
Asırlardır bekler beni alt edip yutmayı.
Deli gönül hara düştü
Düştü de yandı tutuştu
Bütün dertler yalan oldu
Anlamadım bu ne işti
Mal yalandı, mülk yalandı
Dedi: eski dostlara hasret, hatıralarım
Dedim: köhne düşlere vurgun aldanışlarım
Dedi: puslu gözlerle ararım geçmişimi
Dedim: sahte yüzlerle yaşarım gerçeğimi
Yoktu keder ve korkular
Kirlenmemişti duygular
Paylaşılırdı lokmalar
Doyardık baba evinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!