EYÜP DALKILIÇ
Lisans eğitiminin ardından çalışma hayatından emekli olan Eyüp Dalkılıç, yaşamını okuma ve yazma tutkusuyla sürdürmektedir. "Vicdanın Işığı" isimli bir romanı bulunan yazar, aynı zamanda şiiri "his dünyamızın rüzgârı" olarak tanımlayan bir gönül adamıdır.
Şiirin, insanın benliğindeki saklı duyguları uyandıran bir tebessüm olduğuna inanır. Amatör bir heyecanla kaleme aldığı eserlerini şiir severlerle paylaşmaya devam eden Dalkılıç; okumayı, yazmayı ve eleştiriyle gelişmeyi bir yaşam biçimi olarak kabul eder.
Aşk dedikleri, gönle düşen ani bir kıvılcım mı,
Yoksa zamanın avuçlarımızdan sızan bir hilesi mi?
Koştukça uzayan bir gölge gibi peşimizde,
Her adımda bir damla yaş dizer alnımıza.
Karanlık sokaklarda kaçarım hâlâ, sabah nuru ararken
Pusu kuran düşmanlar vardır, dost elimi uzatırken
Düşünceler içinde bocalar, gözyaşım akar gizlice
Birden sıyrıldım hengâmeden, karşımda yüzsüz bakarken
Çocukluğumun tek kahramanı canım babamdı,
Ne Karaoğlan ne de kara Murattı o babamdı.
Yüreği sevgiyle dolu, cefakâr idi her zamandı,
Elinde derman, elinde umut vardı o babamdı.
Üzerime örtülen soğuk, geceden değil,
Ruhumdan sızar — kemiklerime yürür.
Sen uzakta bir tebessüm gibi donuksun,
Ben hakikati sustum, dilim mühürdür.
Huzur dediğin şey bir nefeslik zehir,
Sevgide susuz kalan cânın âhını,
Sevdâda aldananın derd-i şânını,
Bî-ümîd aşkta yananın eşkini,
Sînemde bilip bilip çekiyorum.
Aşkın kulu olmuş bî-çârelerin,
Kader seçdi yolu, kullar çekdi azâbı,
Gönül bir kez sevdi, yandı oldu köz hâbı.
O köz gibi yanar, kül olur mâh ü nâr,
Her çileyi tek başına çeker garip bî-hâbâr.
Boynu bükük düştü, ağlar gönül mahzûn,
Akrep dağında gezsem de virânım,
Gül-rûyuna hasret yine nâlânım.
Gelmek dilerim, yazgıya kurbânım,
Gelmek isterim sana, gelemiyorum.
Hasret ilidir meskenim ey yârim,
Hayatın içindeyim — adı konmamış bir sır,
Varlığım uzaktan el sallar, yüzü belirsiz.
Bir his gelir ansızın, ecel gibi ağır,
Kalbimden geçer zaman — sessiz ve izsiz.
Göçmen kuş misaliyim, menzilim dağınık,
Dilim lâl oldu nâmın zikr edince cân içinde,
Sükûtum feryâd eyler gizli gizli cân içinde.
Düğüm düğüm nefes kaldı boğazımda ey nigâr,
Bir âhım sığmaz oldu bu dar imkân içinde.
Bu can ki canana — vararak ölmeyi mi ister,
Yoksa bir düşte kırık bir yüz mü?
Geceyi gündüzle bekleyen derin acı,
Zamanın kör düğümü, silinmez hatıra ister.
Kalbimdeki yara, hangi acıyla büyür,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!