VUSLAT-I MÜCERRED
Mücerred hakikatler kalıplara döküldü
Hüsn-ü cemâli aşkın maâni darıldılar
Müteal buûdların çeperleri söküldü
En âdi çırpınışlar Yüceye sarıldılar
Yarım kaldı hikayem
Tükenirken sermayem
Dalından kopar gibi
Hiçliğe çarpar gibi
Sallanır hayat gayem
Yolundan sapar gibi
Yine geldim boynu bükük kalbi kırık dili lal
Medet beklerim senden senden gayri kimim var
Gözlerim bakar görmez haramlar oldu helal
Haller benden müşteki yanıyorum kalpte har
Mecalsiz bir şekilde gelmişim dergahına
Sancılı bir akşam, yağmur ve rüzgar
Bulutlar koşuyor gibi semada
Boşaldı aniden o koskoca gar
Yolcular ayrılık tadı duymada
Ne yaman bir gün gene sefer var
Akıp gidiyor hiç durmadan zaman
Nedir zaman nedir ay mı saat mı
Bedel alır bize sormadan zaman
Nedir zaman nedir bir ilcaat mı
Her şey yol alırken o da yol alır
Zâtına el olmaya geldim.
Zâtında kül olmaya geldim.
Ey yüce Hazret-i Samedâniyet!
Zâtına gül olmaya geldim.
Zâtına tül olmaya geldim.
Yalnızlık hale hale beni sarmış kuşatmış
Yalnızlık çile çile yumaklanmış bir sevda
Yalnızlık beni benden alıp hiçliğe atmış
Yalnızlık her bir yerde duyulan müthiş sada
Yalnızlık perde perde yol arayan öteye




-
Aycanur Can
Tüm Yorumlaresselamü aleykum
siirlerinizin bir kismini okudum ve cok begendim, islenen temalar güzel, dogal ve her ruhun icinde kayboldugu pekhos bir duygu yogunlugu var. Kelimelerin birbirleriyle dansi oldukca güzel ve ahenkli...hem kitleye hem kisiye hitap ediyorsunuz...yani okuyucu biri binde ve bini ...