deste içinde işine yarayacak olan o son iskambil kağıdı
ya senden bir el önce çekilir ya da senden hemen sonra.
bu masada böyle gelinir, yüzünden düşen bin parçayla
mevsimlerden sonbahara….
.....
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Eylül renksizliğiyle meydan okurken doğaya, biriktirdiği hüzünleri de savuruyor fırtına eşliğinde.. Bu gürültüde ne insanın boğazında parçalanan sesi ne adımlarının sesi duyuluyor. Susuzluktan kuruyan toprağın kokusu olmayınca dallarından vazgeçiyor yapraklar. Vuslata erircesine hızla dökülüyor. Koca şehirlerde cılız ve çıplak kalan dallara tutunmak mümkün mü? Yürekler titrerken ateşin içinde yalnızlığın koca gövdesinden çıkan ses, martıları bile sustururken..
İyi ki ateşlerdeyiz. Hiç olmazsa üşütmüyor Eylül. Sırılsıklam yalnızlıkta..
Eylül ne kadar düğümlesen de kelimeleri ve sarı renginle ne kadar gözümüze batırsan da sonbaharı engel olamıyorsun muhteşem şiirlere..
Kalemin güzelliğini gönülden kutluyorum. Sonsuz saygı ve sevgi ile…
eylül başlı başına şiirdir,, ama bu eylül şiiri harika
Bu şiir ile ilgili 82 tane yorum bulunmakta