Eylül, ruhumun en hüzünlü çocuğu; bir gözyaşı misali dökülen yapraklarını tut, bırakma. O nefesi doğurduğun gibi doğsun çiçeklerin. Bülbül gibi güzel olsun kalbin. Onun her gülüşünde can bulsun toprağın. Çünkü o her güldüğünde sen çok güzelsin.
Eylül, benim gözyaşına mahkûm çocuğum. Kabullenmek doğansa, isyan hayalin olsun. Ruhunun kanatları varsa bırak, özgürce uçsun. Lakin gideceği yer hep onun yanı olsun. Doğanın en güzeline, doğumun en özeline... Gülün bülbülüne olsun...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



