Ey Sonsuzluğa Açılan Kapım

Dünya Yükünün Hamalı
1015

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Ey Sonsuzluğa Açılan Kapım

Ey Nihâl’im, ey âteş-i sûzânım benim,
Bir ömrü yaktın, küllerinden bir cihanım benim.

Bu gül bahçesinde senin gölgen düşeli yere,
Güneş doğmuyor artık, hep gece…
Hep Leylâ’sın sen.

Senin aşkınla yandı içimdeki bütün nehirler,
Şimdi damarlarımda kıpkızıl akmakta ateşten seller.
Sana dokunmak, haram ilâhî bir zikirdi belki,
Ama ben secdeye vardım senin ten kâbenin önünde.

Hangi günah büyüktür ki senin kokundan?
Hangi cehennem kor ki senin busenden tatlı olsun?
Yanıyorum evet…
Külümde senin adın yazılı,
Bu yanış bana ilâhî bir neş’e, bir hicran türküsü.

Leduni bir gecede, hikmetli bir rüyada buluştuk,
Sen nefes oldun, ben nefessiz kaldım…
Aşkınla boğuldum.
Sır perdesi aralandı gözlerinde, gördüm:
Sen aşkın ta kendisiydin, ben yalnızca bir yolcu.

Ey Nihâl, seninle her temasımız bir âyetti,
Her busen bir dua, her nefes bir secdeydi.
Cennet dedikleri bu muydu?
İçimdeki yangın mı?
Yoksa sen miydin bana bahşedilen ilâhî lütuf?

Cehennemde yanmaya hazırım, evet biliyorum,
Ama senin aşkın olmasa, cennet bile cehennemdir.
Hangimizin aşkı büyük?
Sorma…
Sen benim kıblêm oldun, ben senin içinde yok oldum.

Aşkımız bir gizli ilm-i ledündür, kimse bilmez,
Biz yandıkça aydınlanır gönlümüzün karanlıkları.
Sensin vuslat, sensin firkat, sensin ilâhî nefha…
Ey Nihâl, ey aşkım, ey sonsuzluğa açılan kapım!

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 12:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!