Fetihten'de üstündür müminin kalbi,
Gönlü nur olan yanmaz ebedi.
Gözünü ırmak gibi akıtsan denizlere,
Ömürler yetmez sevmeye
O kutlu Nebi.
Yakutlar kızgın kum taneleri,
Ömrünü bir güle adamış
Ey Ebu Bekiri.
Bulutların gözlerine kan bürümüştü,
O terkederken doğduğu şehri
Ona yoldaş oldu çölde bedevi.
Sevrin selvileri hep hasretmiş yüzüne,
O yollarda ayrılık düştüğünde dizine,
Gölgeler adım adım acıya bürünmüşken,
Sen ne güzel şehirmişsin Medine.
Ey günü kalbime dolduran yar,
Sensiz gülüşlerimin
İşte hükmü bu kadar.
Görmeden sevmek idi onun sırrı,
Anlat bana,
Nasıl düştün Yunus gibi veliye.
Hüseyin'i sevdalardan yas tutar,
Bu ayrılık gönlümde bitmez ebedi.
Hayber'in aslanları da şanlı idi,
Canım kanım kurban ya Ali.
Körpe kuyular da yüreğinin her sesi,
Yusuf'un Yakup'u gözleri gibi,
Bir el tuttu ellerinden can diye,
Sultanlar sultanı Eyüp el Ensari.
Kerbela nasılda amansız idi,
Hasanım, Hüseynim, Zeynep'i sevdam
Bir acı, güneş battı ufuktan
İşte kahrım ebedi ondan.
Kanayan yaramdır hala Filistin.
Körpe yavruların acısı gibi,
Baba diye içlenerek düştüğü,
Ömeri'n gözleri hep o boşlukta.
Bahtsız bir acının talimiyim ben,
Sümeyye gibi darağacında.
Gözlerine mil çekilmiş Bilal'im,
Cafer gibi garibim Habeşistan'da.
Kayıt Tarihi : 13.3.2025 00:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)