Ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Kayıt Tarihi : 14.09.2000 09:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Zekâyı tükettin boş, öyle hayat sürmüşsün.
Sana "doluluk" nedir, bir anlatabilseydim...
Lâkin kabre girmişsin, orada da çürümüşsün!
?Yere bilginler baktı, kudreti sayamadı;
Göğe mercek kurdular, sayabilen olmadı.
Yıldızlarda maddeler, koca koca kütleler...
Tavafta galaksiler; boşluk ne, bulunmadı!
?"Gönlünü hoş tut," dedin; hoşluk bir yanılsama...
Tatmin bilmez kepaze, doygunluk anımsama.
Hatırla sen doğmadan, var olmadığın günü;
Anımsa, lakin öldün; neredeydin o sıra?
?Nefes ciğere lâzım, nefese "boş" denir mi?
Yaşadığın hayatı nefes adam eder mi?
Senin benliğin cahil, yüreğinse başıboş;
Sen istiyorsun diye gerçekler değişir mi?
Yorumunuz bakış açınızı anlatıyor, üstad ve gerçek alimdir onun gördükleri sizin gozunuzden gizlenmiş olabilir ama inanacak da değilsiniz zaten. Boşluk kuantum mekaniğini anlatıyor ve herşey quark seviyesinde sizin bakisiniza göre şekil alacaktır, boşluk dopdoludur sonsuz potansiyel ile ve her an sizin bakisiniza göre var olmaktadır. Hayyal ediyorsunuz bilincinizde dünya da olduğunuzu ve evrende olduğunuzu hayyal ediyorsunuz çünkü sözlerin etiketleri böyle ancak evren dahil olmak üzere herşey sizin hayyalinizdedir. Tanık olmadan mekan olmaz. Adam Allah'ın yüceliğini anlatıyor düşünceleriniz onu düşman görüyor sadece. Siz olmadan o düşünceler nasıl var olabilir ki halbuki onlar sizi görmez boştur yani boş.
TÜM YORUMLAR (17)