Bu dünyayı kuran mimar,
Ne hoş sağlam temel atmış,
İnsanlığa ibret için,
Kısım kısım kul yaratmış,
Kimi yaya kimi atlı,
Gönlün peşine düştüğü,
Yeşil gözlü saçları sarı,
Sevgisini üleştiği,
Yeşil gözlü saçları sarı.
Saçlar sarı,yeşil gözler,
Essen bağrıma, bağrıma,
Meltem rüzgarı gibi.
İnsen kalbimin derinine,
Nasır olup kalsan yıllarca.
Bir dilbere içimi içimden döktüm,
Acep dinlermi ki bilmez dılamın.
Sevgisi içinde eğildim çöktüm,
Acep anlarmı ki olmaz dılamın.
Sevgisine kul olup,boynumu büktüm,
Dertlim benim,
Demedin derdini bir kez,
Dermanı olurdum belki...
İlacın bulmazmıydım acep,
Merhemin sürerdim kesin,
Dertli olmam kör etti seni...
Onbeş ağustos doğum günün,
Doğum günün kutlu Erinç,
Mutlu bahtiyar gün günün,
Doğum günün mutlu Erinç.
Aslın benim,özün benim,
Munzur dağlarının öte yüzünde,
Kayadan Su alan sümbülüm kaldı.
Ovacık gölünün sessiz düzünde,
Boynu bükük olan al gülüm kaldı.
Ürettim dertlerin türlü türlüsü,
İlki değil ki,
Sonuncusu olsun,
Ve son da olmayacak avlanması ak güvercinlerin...
Galata'dan haber yayıldı,
Ak güvercin vurulmuştu,
Renk renk çiçek donanır baharda,
Solup kuruyan bir gül görürsen,
Hatırla beni.
Seher vakti ötüşür öter bülbüller,
Kahrolarak susan bir bülbül görürsen,
Hayali emelin parayla maldır,
Hesapsız kitapsız sayabilmezsin.
Hak ye hukuk çiğne keseni doldur,
Dünyayı yesen de doyabilmezsin.
Her yol mübah sayıp herkesle yattın,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!