Terkedip gurbeti bir yuva kurdum,
Mekan yine gurbet,kan yine gurbet.
Gaflet gezer iken gizde vuruldum,
Kurşun yine gurbet,kan yine gurbet.
Mutluluk Mut'ta kaldı,ilim değildir,
Bir dilbere içimi içimden döktüm,
Acep dinlermi ki bilmez dılamın.
Sevgisi içinde eğildim çöktüm,
Acep anlarmı ki olmaz dılamın.
Sevgisine kul olup,boynumu büktüm,
Onbeş ağustos doğum günün,
Doğum günün kutlu Erinç,
Mutlu bahtiyar gün günün,
Doğum günün mutlu Erinç.
Aslın benim,özün benim,
Munzur dağlarının öte yüzünde,
Kayadan Su alan sümbülüm kaldı.
Ovacık gölünün sessiz düzünde,
Boynu bükük olan al gülüm kaldı.
Ürettim dertlerin türlü türlüsü,
Dertlim benim,
Demedin derdini bir kez,
Dermanı olurdum belki...
İlacın bulmazmıydım acep,
Merhemin sürerdim kesin,
Dertli olmam kör etti seni...
Bedenle etlerim kemik iliğim,
Dert elinden erim erim eridi,
Damarda kanım kas ve kemiğim,
Gam elinden erim erim eridi.
Başımda saçım,hatta tırnağım,
Bu dünyayı kuran mimar,
Ne hoş sağlam temel atmış,
İnsanlığa ibret için,
Kısım kısım kul yaratmış,
Kimi yaya kimi atlı,
Gönlün peşine düştüğü,
Yeşil gözlü saçları sarı,
Sevgisini üleştiği,
Yeşil gözlü saçları sarı.
Saçlar sarı,yeşil gözler,
Essen bağrıma, bağrıma,
Meltem rüzgarı gibi.
İnsen kalbimin derinine,
Nasır olup kalsan yıllarca.
Dost olan dostunu arar uzayda,
Hiçse arar sorar senede ayda,
İyi günde dostum olmuş ne fayda,
Sadık dostum isen dar günümde gel.
./.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!