Boğuluyorum
Çarpışıyorum kendi gerçekliğimin
Silik yasasıyla
Sunuverdim tabularımı
Yıkıver gitsin
Alıver gitsin üstüme yapışanları
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Zaman zaman sizin yaptığınız gibi, insanın bütün bağlantılarını kesip düşünmesi gerekir. Ancak o zaman doğruları görme açısından, kendine etki eden her şeyden bağımsız olması gerekir.
Sonra hayata yönlendinğinde, görecektir ki, hayatı yaşamak için, doğa, eşya, insan ile ilişkiler kurmaya başladığında, kendisiyle birlikte başkalarını düzenleyen bazı duyumlara sahip olacaktır.
İşte o noktada yine bir inanç, kurallar gelecektir düşüncelerine ve hayatına.
Zira doğa yasasız değildir. Doğa kendi içinde dengede durmaktadır. Denge ise, doğal yasalarla gerçekleşir.
Doğal yasalarla yürüyen doğa içinde hayatını yaşayan insanın, düzensiz, yasasız olması doğallığa ters durum doğurur.
Ancak insanın bencil, çıkarcı yapısıyla oluşturalan yasalar elbette doğal değildir.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta