Önemli olan şey,
önemsememekti belki de hiçbir şeyi..
Aldığı nefesin boğazında düğümlenişinde bir insanın,
tam da o anlarda işte,
kalbinde, aklında yer kaplamış bir hadsizin
huyunu, suyunu önemsememekti.
Pencere önündeki mermer tezgah, aslında küçük bir ülkenin maketi gibiydi. Bir tarafta, tüm zorlu coğrafyalara, kuraklığa ve ihmal edilmişliğe rağmen köklerini toprağa sıkı sıkıya geçirmiş o kaktüs duruyordu. Diğer tarafta ise kokusuyla tüm odayı etkisi altına alan, küresel dengelerin ve emeğin simgesi sıcacık bir kahve.
Kaktüs, dayatılan tüm zor şartlara, adaletsiz iklimlere ve unutanlara inat oradaydı. Üzerine gelen her sert rüzgara karşı dikenlerini kuşanmış, "Beni yok sayamazsınız," diyordu. Ne lütuf bekliyordu ne de imtiyaz. Kendi kendine yetmenin, direnmenin ve en önemlisi "Buradayım, ayaktayım ve burası benim toprağım" diyerek var olma mücadelesi vermenin yaşayan bir manifestosuydu. Onu görmezden gelmek, görmezden gelenin körlüğüydü; kaktüsün eksikliği değil.
Tam onun sınırında ise sömürge yollarından, uzak kıtaların alın terinden süzülüp gelen o tanıdık, huzur veren sıcak kahve duruyordu. Kahve, dünyanın neresinde olursanız olun, statüleri ve sınırları eşitleyen gizli bir diplomattı.
Güç ve Dayanışmanın İttifakı
Kaldır başını kaldır.
Bak da gör bulutları.
Alış göğün mavisine,
bulutun beyazına.
Bir gün ben de öyle olacağım.
Güneş, ufkun koynunda erirken,
Deniz, dalgalarıyla sırlar fısıldar.
Bir damla gökyüzü düşer suya,
Bir damla hüzün kalır insana.
Kayalara çarpan her dalga,
Bir değil işte.
Dışımızdaki mutluluk,
yansımıyor içimize.
İçimizde hep bir hüzün havası,
doruklarında bembeyaz bir sis yüreğimizin.
Kadınım ben ve günahkar...
Her kadın taşır omuzlarında,
En masum günahları.
Kadın olmak günah mesela,
Biliyoruz yakılan, öldürülen kadınları.
Bazen susmak da olmuyor, susmamak da.
İkilemleri hiç mi hiç sevmedim, sevmicem.
Keşke her şey kesin olsa, net olsa.
Konuşmaya, anlatmaya değer olsa her şey ya da susmaya..
Güvenmek olsa gözü kapalı..
Sevmek olsa çıkarsız..
Sevecenliğine küfrettiğim bir özlem var.
Gece yarılarında üşüşen kapıya,
tekme tokat dayanan bir özlem.
Hangi yastık huzur verirdi ki yalnızlıkta?
Hangi yorgan sarardı üşümüşlüğünde yüreği?
Ey yar!
Özlediğini bildirmişsin
son mısrasında bir şiirinin..
Özleme.
Özlemek ıssız,
özlemek vuslatın imkansızı,
Bakışların dalar gider başka bir kadınlığa
istemeden de olsa.
Ben göremezken gözlerini,
başkalarıyla buluşur gözlerin.
İşte bu sevgilim,
cinayet sebebim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!