Eskiler ne güzel insandı .Komşuluk diye bir kavram vardı.Komşusu açken tok yatan olmazdı.
Mahallenin abileri mahallenin kızlarını koruyup kollardı,yan gözle bakmazdı.
İnternet falan yoktu.Erkekler kahvede,kadınlar kapı önlerinde sohbet ederdi.Genç kızlarla delikanlılar çeşme başında kaçamak buluşurdu.Kimse telefonuna kitlenip milletin karısına kızına mesaj atmazdı.
Mektup vardı.Aylarca yolu gözlenen postacılar en baba adamlardı.
Eskiden hatır gönül bilmek vardı.Kimse kimseye yamuk yapamazdı.
Ataya saygı vardı.Ailenin büyüğünün sözünden çıkılmazdı.
Takım elbiseli beyefendiler,döpiyesli hanımefendiler siyah beyaz resimlerdeki halleriyle bile şimdiki mankenlere fark atardı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan



