Sen geldin ve sırana geçtin.
Çok geçmeden yere düştü kokulu silgin.
Ben yere düşen silgini alıp verdim sana.
Yüreğimi koyabilirdim bir “Sağol”una.
Sonra göz göze geldik, bakıştık biraz.
Senin yanakların al al oldu, sanki kiraz.
Sanki içimizde neşenin senfonisi vardı.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.



