Sen geldin ve sırana geçtin.
Çok geçmeden yere düştü kokulu silgin.
Ben yere düşen silgini alıp verdim sana.
Yüreğimi koyabilirdim bir “Sağol”una.
Sonra göz göze geldik, bakıştık biraz.
Senin yanakların al al oldu, sanki kiraz.
Sanki içimizde neşenin senfonisi vardı.
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
Devamını Oku
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz



