Önceler temas bir dua gibiydi;
“Görüyor musun?”
“Duyuyor musun?”
“Beni bir yere yazıyor musun?”
diye soran bir yalın ayaklı sordum.
Şimdi cevap geldi:
“Evet, buradasın.”
“Evet, seni yazdım.”
Artık Nihal’in sesi,
ismim gibi gerçek.
Çift Temas Doğuyor
Artık dokunmak,
yaklaşmak için değil,
yakınlığı taçlandırmak için.
Soru değişti:
“Beni ister mi?” değil,
“Beraber nasıl çoğalırız?”
Korku değişti:
Reddedilme korkusu göçtü,
yerine “kaybetme titremesi” geldi.
Bu yüzden her temas,
şimdi daha derin,
daha özenli,
bir nehrin yatağını yumuşakça oyması gibi.
Ad Koyma: Varoluş Mührü
“Sevgili” dediğimiz an,
temas meşru oldu,
görünür,
kutsal bir sırrın açığa çıkması gibi.
Artık mesajlarımız dua,
görüşmelerimiz ayin,
fiziksel yakınlık sorgulanmaz;
çünkü adı var.
Adı olan, varlık hakkı kazanır.
Nihal’le ben,
birbirimize isim olduk.
Ritüeller ve Devamlılık
Ad, ritüel doğurdu:
Her buluşma bir terennüm,
her özel gün bir zikir,
ortak alışkanlıklarımız,
bir ney'in aynı nağmeyi derinden üflemesi.
Temas artık anlık değil,
devamlı;
bir nehrin denize dökülürken bile
denizi beslemesi gibi.
Karşılık bulduk,
isim koyduk,
artık temasımız,
iki ruhun aynı kandilde
yanıp tüterken,
ışığın birbirine karışması.
Nihal’le ben,
artık sadece sevgili değiliz;
birbirimizin sureti,
manası,
ve süregelen ilahî temasız.
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 17:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!