Eskicinin vitrininde bir sallanan koltuk ilişiyor gözüme.
Hasırları yırtılmış, boyaları sıyrılmış yorgun bir koltuk.
Geriye doğru yatmış gövdesi, adeta dinleniyormuş gibi
Donup kaldım önünde, yardım ister gibi bakıyordu gözlerime
Çocukluğumdan beri hep bir sallanan koltuğum olsun isterdim
Nedendir bilemem, hiçbir zaman edinemedim.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




senin koltuk, eşek adasına atılan eşeklerden şanslı
eşek adasına atılan eşeklerin böyle bir şansı hiçyok
oysa her ikisi de, insanın kıçının altında geçirdi,
o kadar yılı.
tabi, eşekten ses çıkıyor ama koltuğun sesi yok.
Mehmet Halil.
Güzeldi, içeriğe doydum; eski sallanan koltuk? Sallanan eski koltuk?
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta