Eski saatlerin yelkovanları, göstermezdi o eşiği,
Veya çizilen bütün rotalar, o geçişti baştan başa.
*
Yalnızlığımın ucuna erişip, bekledin mi ki hiç.
*
Sen o başkalaşımı, kavramanın şüphesizliğinde kalmadığın takdirde,
Hiçbir karanlık, şafakla arınmayacak,
Huzursuzluğu çoğalacak, yaşam rüyasının,
Tabii bitimsizliğiyle, daima bir rüzgar esecek,
Limon korularının, fırtına görmüş ıslaklığıyla.
*
Ben hep, seherlerle denk tutmuştum,
Solmaz zannettiğimiz, nefes nefese kalışları,
Ertesimiz yoktu hiç, doğmamıştı öncesimiz,
Birlikte tükettiğimizin ötesinde,
Asır, cılız gövdeli zarif bir nakarattı.
*
Biz ne başlangıç, ne bitiştik,
Sıramız yoktu, sırayı kurgulamaya,
Biz durmakla, varmak arasında,
Eflatun duruşlu, bir araftık.
*
Ve buna dövünen, efsane devinim,
Biricik dövünme ve var olmayı kurgulama,
Fikretme bahanesi.
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 16:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!